Taraflar arasında görülen davada verilen 22.06.2012 gün ve 2010/45-2012/202 sayılı kararı bozan Daire’nin 07.10.2013 gün ve 2012/15399-2013/17779 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ve davalı arasında parseldeki otelin güvenliğinin sağlanması amacıyla 12/01/2009 başlangıç tarihli sözleşme akdedildiğini, müvekkilinin iş bu sözleşmeye göre tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve hizmet bedeli olarak şu ana kadar 40.388,01 TL ödediğini, fakat davalı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu bağlamda görev yapacak özel güvenlik personeli sayısının 3 kişi olarak kararlaştırılmasına ve davalı tarafından da çalışmaların bu şekilde faturalandırılmasına rağmen müvekkili tarafından yapılan kontrollerde otelde tek kişinin güvenlik görevlisi olarak ve her seferinde üniformasız bir şekilde görev yaptığının fark edildiğini, davalı şirket ile görüşüldüğünde hiç bir şekilde sorun olmadığının ve üç kişinin güvenlik hizmeti vermeye devam edildiğinin bildirildiğini, yine yapılan kontrolde davalı şirketin güvenlik görevlisi olarak görevlendirdiği üniformasız normal bir vatandaş olarak otelde bulunduğunun, araştırıldığında kendisinin güvenlik görevlisi sertifikası bulunmadığının, yaklaşık 2009 yılı 5. ayından itibaren otelde tek başına güvenlik görevlisi olarak bulunduğunun tespit edildiğini, oteldeki davalı şirkete ait defter incelendiğinde 05/04/2009 tarihinden sonra otelde güvenlik görevlisi sayısının ikiye düştüğünün ve görev yaptığı 30/04/2009 tarihinde imzasının olduğunun ve bu tarihten sonra herhangi bir kaydın olmadığının ve en son 07/03/2009 tarih saat tarafından personel denetlendiğini ve sonrasında herhangi bir kaydın olmadığının tespit edildiğini, böylece sözleşmenin başından beri müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, otelin korunmasız bırakıldığını bildirerek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla müvekkili tarafından sözleşmeye güvenilerek ödemesi yapılan 24.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar, taraf vekillerinin temyiz istemi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
.../...
-2-
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, taraf vekillerinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, taraf vekillerinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınmadığı anlaşılan 52,40 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak ’ye gelir kaydedilmesine, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy