MAHKEMESİ : ...FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05/09/2013 tarih ve 2008/93-2013/156 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ihtilaf konusu musiki eseri sahibinin ... olduğunu davacının da bu eseri eser sahibinin izin ve talebiyle yorumlayan kişi olduğunu, davaya konu olan... servis araçlarında kullandığı “...” cıngılının icracı sanatçısının ... olduğunu ve kendisinden bu konuda izin alınmadan ve ödeme yapılmadan hiçbir hak devrinin yapılmadığı ve muvafakatın da verilmediği halde müvekkilinin icracı sanatçı olarak komşu haklarının malen ve manen ihlal edildiğini ileri sürerek, şimdilik 1000 TL FSEK md 68 kapsamında rayiç bedelin üç katına kadar maddi, FSEK md. 70 uyarınca uğranılan zarara ilişkin 25.000 TL manevi tazminata hükmedilmesini ve hükmün tirajı en yüksek üç gazetede ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının 1990 yılında sözkonusu cıngılın izinsiz kullanılması nedeniyle maddi tazminat talep edildiğini, söz konusu davanın bir miktar para ödenmesine ilişkin olduğunu, haksız fiillerde 10 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğunu, olayın üzerinden 19 yıl geçtiğini, halen kullanımının bulunmadığını, 10 yılı aşkın süredir cıngılın bayii araçlarında müzikli uyarı sistemi kullanımının yasaklandığını, işin dava dışı ...A.Ş.'ye yaptırıldığını ve bedelinin ödendiğini, davacının bu işten haberdar olmamasının mümkün olmadığını savunarak, davanın öncelikle zamanaşımı sebebiyle, kabul görmemesi halinde esastan reddini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı şirketin tüm bayilerine gönderdiği 17.04.1998 tarihli tamim ile dava konusu cıngılın kullanmamasını, bunun yasal düzenleme ile de yasaklandığını ihtar ettiği, bu nedenle davalı ...’ın bu tarihten sonraki bayileri tarafından yapılmış münferit bir kullanımı olsa dahi sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağı, davalının ancak dava dışı ...A.Ş. tarafından kesilen fatura tarihi olan 22.07.1992 ile tamim tarihi olan 17.04.1998 tarihi arasında sorumlu tutulabileceği, cıngılın kullanıldığı tarihlerin belli ve son kullanım tarihinin 17.04.1998 tarihi olduğu, dava açıldığı tarihte herhangi bir kullanım bulunmadığı, dolayısıyla ref’i gerektirir herhangi bir eylemin mevcut olmadığı, kullanıma ilişkin davacının 10 yıllık zamanaşımı süresinin bitim tarihi olan 17.04.2008 tarihine kadar maddi tazminat davasını açması gerekirken, 27.05.2008 tarihinde davayı açtığı; manevi tazminat talebine ilişkin ise sözkonusu fiilin haksız fiil olması nedeniyle dava tarihinde yürürlükte bulunan Mülga BK'nın 60. maddesi gereğince öngörülen zamanaşımı süresinin de dolduğu gerekçesi ile davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy