(6102 S. K. m. 547)
Dava: Taraflar arasında görülen davada İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.11.2012 gün ve 2012/586-2012/276 sayılı kararı onayan Dairenin 21.10.2013 gün ve 2013/2725-2013/18266 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Davacılar vekili, tasfiyesine ilişkin işlemlerin eksiksiz olarak tamamlanmadığı halde 26.04.2007 tarihinde davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'ndeki kaydı usulsüz olarak terkin edilmiş olan Yertaş Mühendislik ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin terkin kaydının iptali ile ihya edilerek Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne yeniden kaydının yapılmasını talep ve dava etmiştirler.
Davalı tasfiye memuru N. O. H. vekili, davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, Yertaş Mühendislik ve Taah. A.Ş. hakkında devam eden dava ve takipler sonuçlanmadan tasfiyesine karar verilemeyeceği, her ne kadar sicilden terkin edilmiş ise de tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabul edilemeyeceği gerekçesiyle Karşıyaka 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/3, Karşıyaka 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/322, İzmir 7. İcra Dairesi'nin 2008/1714 sayılı takip dosyası ve İzmir 18. İcra Müdürlüğü'nün 2005/6857 sayılı takip dosyası ile yapılan yargılama ve takiplerle sınırlı olmak üzere Yertaş Mühendislik ve Taahhüt Anonim Şirketi'nin ihyasına dair tesis edilen karar, davacılar vekili ile tasfiye memuru vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davacılar vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, anonim şirketin ihyasına karar verilmesi istemine ilişkindir.
Davalı şirketin ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğinin sona erdiği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Terkin edilen şirketin yeniden tüzel kişilik kazanması için, yasal hasım konumundaki ticaret sicil memuru ile tasfiye memuru hasım gösterilerek, işbu ihya davası doğru şekilde ikame edilmiştir. Karar kesinleşmeden yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesinde, mahkemece, ihya (yeniden tescil) isteminin kabulüne karar verilmesi halinde, ek tasfiye işlemlerini yapması için son tasfiye memuru yahut memurlarının yahut da yeni bir veya birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanıp, keyfiyetin tescil ve ilanına karar verilmesi hükme bağlanmıştır. Anılan hüküm, emredici nitelikte olup, kararın infazı için tasfiye memuru atanması, ihya kararın ticaret siciline tescil edilip, ilanı zorunludur.
O halde, temyiz incelemesinin yapıldığı tarih itibariyle yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 547/2. maddesine uygun şekilde ihya kararı verilmesi için kararın bozulmasına karar vermek gerekirken, bu hususun dikkate alınmaması doğru olmamıştır.
2- Ayrıca, ihya davasında ticaret sicil memuru yasal hasım konumunda olup, davanın kabul edilmesi halinde, yargılama giderlerinden davalı tasfiye memurunun sorumluluğuna karar verilmesi gerekmektedir. Geniş anlamda yargılama giderleri arasında kendisini vekille temsil ettiren yararına yasal tarifeye göre hükmedilecek vekalet ücreti de bulunmaktadır. O halde, davalı tasfiye memurunun yargılama harç ve giderleri ile kendisini vekille temsil ettiren davacılar yararına hükmedilecek vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da yanlış olmuştur.
Bu durum karşısında, yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına bozulması gerekirken, temyiz itirazları reddedilerek yazılı şekilde kararın düzeltilerek onanmış olduğundan, davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.10.2013 Tarih, 2013/2725 Esas-2013/18266 Karar sayılı düzelterek onama kararının (2) numaralı düzelterek onama bendinin tamamen kaldırılmasına, yukarıda açıklanan bozma nedenlerinin (2) ve (3) numaralı bentler olarak eklenmek suretiyle kararın davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 21.10.2013 Tarih, 2013/2725 Esas-2013/18266 Karar sayılı düzelterek onama kararının (2) numaralı bendinin tamamen kaldırılmasına, yerine yukarıda açıklanan bozma nedenlerinin (2) ve (3) numaralı bentler olarak eklenmek suretiyle davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 18.03.2014 tarihinde oybirliği ile, karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy