Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 25/09/2012 gün ve 2010/199-2012/193 sayılı kararı onayan Daire’nin 23.10.2013 gün ve 2013/1256-2013/18574 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili firmanın 1983 yılından bu yana " markası ile ürettiği kozmetik ürünlerini yurt içinde ve yurt dışında pazarlamakta olduğunu ve bu tarihten itibaren müvekkiline ait “” markalarının nezdinde tescilli olup, tanınmış bir marka olduğunu, davalının müvekkilinin koruma altında bulunan “” ibaresinin aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerini () ticaret unvanında, web sitesinde ve müvekkilinin markasının tescil olduğu aynı veya benzer ürünlerde kullanarak haksız rekabet ve marka ihlali gerçekleştirdiğini, bu durumun davalıya ihtarname ile bildirilip, ihlalin durdurulması talep edilmesine rağmen davalının sadece göstermelik bir unvan değişikliği ile "" markasına yönelik tecavüzünü devam ettirdiğini ve haksız kazanç elde ettiğini ileri sürerek, marka hakkına tecavüz oluşturan fiillerin tespit ve durdurulmasını, tescilli müvekkil markasının davalı internet siteleri ve tanıtım materyallerinden kaldırılmasını, "" ibaresinin davalı ticaret unvanından terkinini ve fazlaya ilişkin haklarını saklı kalmak kaydıyla 250 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar, Dairemizin 23.10.2013 günlü kararında yazılı gerekçelerle onanmıştır.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy