Taraflar arasında görülen davadverilen 19/07/2012 gün ve 2011/88-2012/261 sayılı kararı onayan Daire’nin 04/11/2013 gün ve 2013/1911-2013/19541 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenrlaresinin müvekkili firmayla özdeşleştirkasının müvekkilinin faaliyetleri sonucu sektöründe tanınmış bir marka haline geldiğini, hükümsüzlüğü talep edilen markaların müvekkiline ai marka ve ticaret unvanının davalı tarafça taklit edilerek kötüniyetle tescil ettirildiğinirkası ve caret unvanı üzerinde gerçek ve üstün hak sahibi olduğunu, bu hususu davalının da bildiğini, zira davalı ...'nın müvekkili firma kurucusu merhum n ilk eşinden olan oğlu olduğunu, müvekkili şirket sahiplerinin ise merhumun ikinci eşi ile ikinci eşinden olan oğlu olduğunu, merhu9 yılında vefat ettiğini, vasiyetnamesinde tüm tasarruf nisabını müvekkili firmanın hali hazırdaki ortakları olan bıraktığını, davalının ise yalnızca saklı payı ile yetinmesini öngördüğünü, vasiyetnamenin açılıp okunmasından iki gün sonra davalının, hükümsüzlüğü talep edilenarkalarının tescili için başvuruda bulunmasının davalı tarafın kötüniyetli olduğunu açıkça ortaya koyduğunu, davalı tarafın tüm bu eylemlerinin müvekkili firma markası ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturmayı ve bu iltibas neticesinde müvekkiline ait tanınmışlıktan ve kazançtan yararlanmak istediğini açıkça gösterdiğini ileri sürerek, davalınınezdinde tesrkalarının hükümsüzlüğünü ve sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
.../...
-2-
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında benimsenen gerektirici sebepler ile davacı vekili temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasını istemiş ise de, uyuşmazlığın HUMK'nın 438/1. maddesinde belirtilen davalardan olmadığı gibi anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca da duruşma yapılmasına gerek görülmemiş olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy