MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 26.12.2013 tarih ve 2012/312-2013/312 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satıcı... A.Ş. tarafından alıcı ... isimli firmaya gönderilen emtiayı 45233619 nolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortaladığını, sigortaya konu emtianın ARKİST0000042758 nolu konişmento tahtında, ...'dan Kahire'ye alıcı firmanın müşterisi konumundaki ... İnternational firmasına sevk edilmek üzere, 18.9.2011 tarihinde tam ve eksiksiz olarak ...simli gemiye yüklenildiğini, emtianın nakliyat sırasında bilinmiyen bir tarihte Wanda isimli gemiye aktarıldığını, 2.10.2011 tarihinde İskenderiye Limanı'na ulaştırıldığını, limanda yapılan laboratuvar kontrolleri sonrasında sigortalı firma tarafından limandan çekildiğini, konteyner içindeki emtianın kontrolleri sırasında 7 adet konteynerdeki emtiada hasar tespit edildiğini, alıcı ve müşteri firma arasında varılan mutabakat sonrasında 23.725 USD tutarında hasar belirlendiğini, poliçe muafiyeti indirildikten sonra 28.08.2012 tarihinde 21.789 USD tutarında ... isimli firmaya ödeme yapılarak ibraname alındığını, emtiadaki hasarın davalı tarafından yapılan deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla 21.789 USD'nin 28.08.2012 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı üzerinden hesaplanacak faiziyle birlikte TBK'nın 99. maddesi gereğince fiili ödeme günündeki Türk Parası karşılığı tutarında davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline usulüne uygun olarak süresi dahilinde hasar ihbarında bulunulmadığını, hasarın teslim sırasında ya da hasar hemen belli olamayacak ise en geç üç gün içerisinde yazılı olarak bildirilmesinin ya da her iki tarafın katılımıyla resmen tespitinin gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun limanda teslim ile sona erdiğini, davacının hasarın deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispat etmesinin zorunlu olduğunu, emtiada meydana gelen hasarın tatlı sudan kaynaklandığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; sigortalı ... firmasının malları teslim aldığı 02.10.2011 tarihi sonrasında usulüne uygun olarak ziya ve hasar tespiti yaptırmayıp taşıma şirketine ihbarda bulunmadığı, mevcut dosya içeriğine göre sadece ekspertiz raporları uyarınca hasarın belirlenebileceği, gıda mühendisi bilirkişinin raporunda ayrıntılı olarak belirttiği üzere taşımaya konu emtianın su geçirmez torbalara konulduktan sonra örme çuvallara yerleştirildiği, bu halde; davalı taşıma şirketinin de kabul ettiği üzere konteynerlerde bulunan hasar veya delikten su girmiş olması halinde dahi emtianın; somut olaydaki şekilde ıslanmasının mümkün olmadığı, sadece en üstteki çuvalın değil onun altında ve yanında kalan çuvalların da hasar görmesi, konteynerin alt tabanında ıslanma ve hasarın bulunması gerektiği, çuvallara yüklenme sırasında spektlerinin ve rutubet durumunun bilinmediği, emtianın içten renk değiştirerek karardığı, bunun önceden ıslanmış, havasız ve sıcak ortamda küf geliştiren ürünlerde meydana gelebileceği, özellikle hasarlı çuvalların orta kısımlarında kararma ve topaklaşma olduğu belirlenmiş olmakla hasarın taşımadan kaynaklanmadığı, davacının davasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy