Taraflar arasında görülen davada verilen 12/12/2013 tarih ve 2013/141-2013/320 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının toplam 1420 hissesine sahip olması nedeniyle taraflar arasında ortaklık ilişkisinin bulunduğunu, davalının ortaklık durum belgesini delil olarak göstererek açtığı dava sonucunda Yabancı Mahkemenin hisse senetlerinin iadesine dair hüküm tesis etmeksizin 49.007,33 Euro'nun müvekkilinden tahsiline karar verdiğini, bu hükmün tenfizine ilişkin kararın da kesinleşmesi üzerine davalıya 217.532,53 TL ödeme yapıldığını, ancak hisse senetlerinin iade edilmemesi sebebiyle davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 1420 adet hisse senedinin bedelsiz olarak iadesini, bunun mümkün olmaması halinde 23.401,60 TL borsa değerinin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ortaklık ilişkisinin yabancı mahkeme kararı ile hükümsüz kılındığı iddiasına dayalı davanın asliye hukuk mahkemelerinin görevine girdiğini, ödemeyi dava dışı bir şirket yapmış olduğundan davacının husumet ehliyetinin bulunmadığını, yabancı mahkemenin haksız fiil nedeniyle tazminata hükmettiğini, hisselerin davacıya iadesine ilişkin bir karar verilmediğini, gereğince davacının kendisine ait hisseleri bu şekilde talep edemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 6335 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle ticaret mahkemelerinin genel mahkemeler içinde yer alan asliye hukuk mahkemelerinin bir dairesi olmaktan çıkarılarak ihtisas mahkemesi haline getirildiği, tenfize karar verilen ilamda taraflar arasındaki ortaklık ilişkisinden bahsedilmeyip haksız fiil hükümlerinin nazara alındığı, davacının, tenfizine karar verilen ilam gereğince davalıya yapılan ödeme ve davalı yedinde kaldığı iddia edilen hisse senetlerinin iadesinin talep ettiği, buna göre davanın genel hükümler çerçevesinde açılmış bir istirdat davası olduğu, uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinin görevine girdiği gerekçesiyle dava dilekçesinin görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı deliller ile gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.