Taraflar arasında görülen davada verilen 10.07.2013 gün ve sayılı kararı onayan Daire’nin 13.12.2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde ihbar olunan vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş olmakla ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinden ...'in 28.09.2008 tarihinde davalı kuruma ait banliyo treni ile yönüne giderden Yenice mevkiinde dışarıdan atılan taşın sol gözüne isabet etmesi neticesinde davacının sol gözünün görme yeteneğini kaybettiğini, bir gözünden yaralanmış olması ve yaralanan gözünün mikrop kapması halinde diğer gözünü de kaybetme tehlikesi yaşadığını, müvekkilinin görme yeteneğini kaybetmesinden ötürü mesleğini yapamadığını, davalı taşıyıcının yolcularını gidecekleri yere kadar salimen ulaştırmakla yükümlü olduğunu, davalının sorumluluğunun tehlike sorumluluğu olduğunu, insan hayatının söz konusu olduğu durumlarda her türlü çağdaş önlemi alması gerektiğini, davalının bu konuda hiçbir düzenleme yapmadığını, olaydan kaynaklanan tüm kusurun ve sorumluluğun davalı tarafta olduğunu bildirerek ... için 60.000 TL maddi, 120.000 TL manevi, ... için 60.000 TL manevi, için 40.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar davalı vekili ile ihbar olunan vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez, ihbar olunan vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davanın ihbarı 6102 sayılı HMK'nın 61. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, 63. madde hükmüne göre ihbar olunan kişi, davayı kazanmasında hukuki yararı olan taraf yanında davaya katılabilir. Anılan Yasa'nın 64. maddesinde ise ihbar edilen davada verilen hükmün etkisi hakkında 69. maddenin ikinci fıkrası hükmünün kıyasen uygulanacağı düzenlenmiştir.
Bu açıklamalar ışığında, ihbar üzerine davaya katılan üçüncü kişi, ihbar eden tarafın yardımcısı ve temsilcisi olup, fer'i müdahil konumundadır ve 69. maddenin birinci fıkrası
.../...
-2-
hükmüne göre de yargılama sonunda hüküm fer'i müdahil hakkında değil, davanın tarafları hakkında verilir. Dolayısıyla ihbar olunan 3. kişi, ihbar edenin adına, onun temsilcisi olarak, mahkeme kararını temyiz edebilir ve karar düzeltme yoluna gidebilir ise de, kendisi adına temyiz ve karar düzeltme isteminde bulunamaz. Ancak, mahkemece ihbar olunan hakkında da hüküm verilmiş ise ihbar olunan, hükmün kendisine ilişkin bölümünü kendi adına temyiz ve karar düzeltme isteminde bulunabilir.
Somut olayda, mahkemece ihbar olunan hakkında hüküm tesisi edilmediği gibi mahkemenin davanın kısmen kabulüne ilişkin vermiş olduğu kararı onayan Dairemiz kararına karşı aleyhine hüküm kurulan davalı ...'nin de karar düzeltme isteminde bulunulmamış olmasına göre ihbar olunanın karar düzeltme isteminde hukuki yararı da mevcut değildir.
Bu itibarla, ihbar olunan vekilinin karar düzeltme isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle ihbar olunan vekilinin karar düzeltme isteminin REDDİNE, karar düzeltme isteyen ihbar olunan harç ve cezadan muaf olduğundan harç ve ceza alınmasına mahal olmadığına, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy