MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/05/2013 tarih ve 2012/566-2013/185 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09/12/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette %38,25 oranında pay sahibi olduğunu, 6102 sayılı TTK.'nın yürürlüğe girmesinden sonra şirketin ana sözleşmesinin yeni kanuna uygun hale getirilmesi için 29.03.2012 tarih ve 2012/3 sayılı ortaklar kurulu kararının alındığını, kararın kanuna ve ana sözleşmeye aykırılık nedeni ile yok hükmünde olduğunu, ortaklar kurulu kararında karar nisabına uyulmadığını ileri sürerek, anılan kararın yok hükmünde olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
..., davaya davacı yanında fer'i müdahil olarak katılma talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davanın 6102 sayılı TTK'nın yürürlük tarihinden sonra açıldığı, anılan Yasa'nın 622. maddesi gereğince olaya uygulanması gereken 448/3. maddesi uyarınca davalı şirketin davacıdan teminat alınmasını istediğinden, mahkemece 07.02.2013 tarihli ön inceleme duruşmasında şirkette sahip olduğu pay karşılığı 61.000 TL'nin %15'i tutarında 9.150 TL teminat yatırması için davacıya 2 haftalık kesin süre verildiği, davacının HMK'nın 114/ğ bendi gereğince, kesin süre içerisinde teminatı yatırmayarak dava şartını yerine getirmediği, bu durumda aynı Yasa'nın 88/1 ve 115/2. maddesi uyarınca davanın usulden reddinin gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 11/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy