MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2012 tarih ve 2011/709-2012/648 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı şirketin 2008 yılı genel kurul toplantısının 29.06.2009 tarihinde yapıldığını, davalı şirketin 2003-2004-2005 yıllarına ait 23.8.2006 tarihli olağan genel kurul kararlarının iptali için taraflarınca açılan davanın kısmen kabulü ile yönetim kurulu seçimine ilişkin 7., yönetim kuruluna yetki verilmesine ilişkin 9. maddelerinin iptal edildiğini, işbu iptal kararı uyarınca 2008 yılına ait olağanüstü genel kurulda da var olan yönetim kurulunun yoklukla malul olduğunun ifade edildiğini, buna rağmen toplantının açıldığını, eski yönetim kurulu başkanı ile üyelerinin ibra edilmedikleri halde yeniden yönetim kurulu olarak seçildiklerini, azınlık hakkı sahibi müvekkillerinin haklarının hakim ortaklar tarafından ihlal edildiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla öncelikle eski yönetim kurulunun verilen iptal kararı ile yoklukla malul olması nedeniyle genel kurulun iptaline, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise, usulüne uygun toplantı çağrısı yapılmadığının ve Bilanço, Gelir Tablosu ve Murakıp raporlarının pay sahiplerinin incelemesine sunulmadığının tespiti ile genel kurulun iptaline, bilanço ve gelir tablolarına ilişkin maddelerin görüşülmesi sırasında müvekkillerince bilanço ve gelir gider hesapları konusunda sorulan soruların cevaplanmaması, bilançonun incelenmesine zaman tanınmaması ve gündem gereği bilançoya ilişkin müzakerenin yapılmamış olması nedeniyle bilançonun kabulüne ilişkin 4 no'lu kararın iptaline, yönetim kurulunun 2008 dönemine ilişkin olarak ibra edilmediğinin tespitine, ibra edilmeyen yönetim kurulu üyelerinin yeni yönetim kurulu olarak seçilmelerine ilişkin 6 no'lu genel kurul kararının kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptaline, şirketin temsilsiz kalmaması ve azınlık haklarının zarara uğramasının engellenmesi amacıyla tedbiren temsil ve yönetim kayyumu atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacılar tarafından genel kurul kararlarının iptali gerekçesi olarak ileri sürülen tüm sebeplerin hukuki ve yasal dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın ve tedbiren şirkete kayyum atanması talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın 1. Asliyi Ticaret Mahkemesi'nin 2007/233 (bozmadan sonra 2011/682 Esas) sayılı dosyasında bozmadan önce mahkemenin iptal ettiği 23.08.2006 tarihli olağan kurul kararlarının 7. ve 9. maddesi ile yönetim kurulu seçimi ve yetki verilmesi hususundaki kararları dayanak göstererek eski yönetimin yoklukla malul olması nedeniyle genel kurulun iptali ve yönetim kurulunun 2008 dönemine ilişkin olarak ibra edilmediğinin tespiti ve 6. maddenin iptali ile şirkete temsil kayyumu ataması hususunda açmış olduğu davada, 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bozma ilamına uyarak verdiği yeni kararı ile davacının davasının tümden reddine karar verildiği, gerek incelenen mahkeme kararı gerekse uyulan bozma ilamı neticesi verilen karar birlikte değerlendirildiğinde, bozmaya uyularak verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesine gerek olmadığı, yasada kayyum talebi ile ilgili davaların belirli koşullara bağlandığı ve eldeki davada davacı tarafça bu yasal koşullar yerine getirilmeden dava açıldığı, ayrıca yönetim kurulu üyeleri ve denetçilerin hukuki sorumlulukları bulunduğu iddia edilerek halen 8. Asliyi Ticaret Mahkemesi'nin 2011/616 Esas sayılı dosyasında da açılmış dava bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 07/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy