Taraflar arasında görülen davnce bozmaya uyularak verilen 05/11/2013 tarih ve 2012/687-2013/535 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı banka vekili ve fer'i müekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 18.563,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 Sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka'müvekkilinin, banka çalışanlarının yönlendirmesi ve güvenlik garantisi vermk tasarruflarını bu hesapta değerlendirmeye başladığını, son olarak 29.12.1999 tarz konusu hesaba yatırdığını, 21.12.1999 tarihinde afından el konulan davalı bankanın, verdiği taahhüt ve güvencelere rağmen müvekkilinin parasını ödemediğini, de e yapılan icra takibinde borçlunun hiçbir malının olmadığının tespit edilerek borçlu, hakkında aciz vesikası alındığını, davalı Bankanın, müvekkilinin zararındanalacağın ve 5.000 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetki itirazının yanı sıra, davalı Yurtbank ile dakler olduğunu, müvekkili bankanın sadece davacının talebi doğrultusunda havale talimatını gerçekleştirdiğini, aciz vesikasının müvekkili hakkında hüküm ifade etmediğin hakkında verilmiş bir mahkeme kararı bulunmadığından müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, haksız fiil iddiasına dayanan talebin zamanaşımına uğradığını, manevi tazminat verilmesi koşullarının gerçekleşmediğini, davacının daha önce aynı talep ile dava açtığını, davanın reddine karar verildiğini, kesin hüküm bulunması sebebiyle dava şartının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
./..
-2-
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının yönlendirmesi ile off shorede hesap açıldığı, bankanın zarardan sorumlu bulunduğu, manevi tazminat isteminin şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 7.55iz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı ve fer'i müdahil vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, 5411 sayılı Kanun'un 140. maddesi uyarınca davalı harçtan muaf olmasına rağmen peşin harç ve başvurma harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK 438/7. madde hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı ve fer'i müdahil vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm bölümünün 4. ve 5. fıkralarının çıkartılarak yerine “ davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından peşin ve başvuru harcı olarak yatırılan 199,10 TL'nin karar kesinleştiğinde isteği halinde davacıya iadesine” ibaresinin eklenmesine, kararın bu şekli davalı ve fer'i müdahil yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 28/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy