Taraflar arasında görülen davada verilen 25/09/2012 gün ve 2011/166-2012/225 sayılı kararı onayan Daire’nin 04.11.2013 gün ve 2013/2447 - 2013/19525 sayılı kararı aleyhinde davacı - karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı/karşı davada davalı vekili, müvekkili şirketin markasının tescilli sahibi olduğunu, gümrük muhafaza memurlarınca davalı adına elen 878 adet güneş gözlüğü cinsi eşyanın muayenesinde müvekkili firmaya ait markasını taşıdığı tespit edilerek 4458 sayılı Kanunu 57. maddesi uyarınca işlem yapıldığını ve gümrük işlemlerinin durdurulduğunu, durdurma kararı 08.03.2010 tarihinde müvekkili firmaya tebliğ edilerek dava açılması ve ihtiyati tedbir kararı alınması konusunda 10 gün mehil verildiğini, müvekkilinin markasının tanınmış olduğunu, marka sahibinin 556 sayılı KHK.'nin 9/2-c hükmü gereğince tescilli markasını taşıyan malın gümrük bölgesine girmesini, gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma tabi tutulmasını engelleme hakkı olduğunu, davalının taklit ürünleri gümrükte yakalanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğini, davalının haksız kullanımı neticesinde müvekkilinin zarara uğradığını, ileri sürerek gümrük işlemlerini durdurma kararının devamına ve tespit edilen ürünlerin muhafazası için ihtiyati tedbir kararı verilmesini, marka hakkına tecavüzün tespitini ve tecavüzün durdurulmasını, giderilmesini ve men'ini, el konulan ürünlerin imhasını, depolama ve sundurma ücretlerinin davalıya yükletilmesini, 250 TL maddi, 500 TL manevi, 500 TL itibar tazminatın faizi ile tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davada ise, davalı-karşı davacının markalı gözlükleri ithal etti adlı İtalyan şirketinin müvekkili ile herhangi bir ticari ilişkisi bulunmadığını, yapılacak bilirkişi incelemesi sonucunda gözlüklerin orjinal olup olmadığının tespit edileceğini, müvekkilinin bu davayı açmakta kötü niyetli olmadığını ve gümrük muhafaza memurları tarafından kendisine bildirilen duruma müdahale ederek önlem aldığını, müvekkilinin bundan dolayı bir kusurunun bulunmadığını, tazminat taleplerinin yerinde olmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir. Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı/karşı davada davacı vekili, asıl davanın reddini karşı davada, haksız ihtiyati tedbir nedeni ile mahrum kaldığı karın 87.391, 82 olduğunun tespitine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000 tedbirin uygulandığı 08.03.2010 tarihinden itibaren en yüksek mevduat faizi ile davacı/karşı davalıdan tahsilini istemiştir.
.../...
-2-
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 7.551,32 TL'nin 08.03.2010 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari faizi ile birlikte karşı davalıdan tahsili ile karşı davacıya verilmesine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı karşı davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile haksız ihtiyati tedbirden kaynaklanan sorumluluğun kusursuz sorumluluk olmasına göre davacı karşı davalı şirket vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı şirket vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ’ye gelir kaydedilmesine, 28.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy