MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/12/2013 tarih ve 2013/473-2013/425 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'ün Türkiye ve Almanya'da bir çok şirket kurduğunu, özellikle Almanya'da kurduğu şirketler vasıtasıyla talep edildiği an geri ödeneceği ve karşılığında yüksek faiz verileceği garantileriyle bu ülkede çalışan kişilerden para topladığını, müvekkilinden de aynı şekilde iki seferde toplam 40.000 DM para tahsil ettiğini, karşılığında ''....'' ibareli tahsilat makbuzu, ortaklık sözleşmesi, ''.... Ortaklık Sözleşmesi'' ibareli bir belge ile kar payı ortaklık sertifikası talep formu başlıklı belgeler verildiğini, talep edilmesine rağmen parasının iade edilmediğini, davalı gerçek kişinin SPK mevzuatına aykırı davranışları nedeniyle mahkum edildiğini, ayrıca yurt dışında kurduğu şirketler vasıtasıyla paralar topladığı ve bu paraları davalı şirkete aktardığı fiillerini kapsar şekilde hakkında dolandırıcılık nedeniyle ceza davası açıldığını, .... GMBH ile .... AG'nin iflas ederek Almanya'daki ticaret sicilinden kayıtlarının silindiğinin ortaya çıktığını, müvekkilinin bu şirketlere başvurma şansının olmadığını, davalı gerçek kişi tarafından içlerinin boşaltılarak diğer davalı şirkete aktarıldığını, müvekkilinin iradesinin sakatlandığını, davalıların fiillerinin TTK, SPK, BK ve Bankalar Kanunu'na aykırı bulunduğunu ileri sürerek, kurulan ilişkinin hükümsüzlüğüne ve 40.000 DM karşılığı 43.705,22 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, husumet ve yetki itirazları ile zamanaşımı definde bulunmuş, davacının dava dışı şirkete para yatırıp yatırmadığının kesin olarak bilinmediğini, gerçekten para yatırılmış ise paranın dava dışı şirketlere yatırıldığını, bu şirketlerin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğunu, anılan şirkete kâr ve zarar ortaklığını bilerek para yatırdığını, müvekkillerinin bir sorumluluğunun olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, yetki itirazı ve zamanaşımı definin yerinde olmadığı, davacı ile .... İnternational Marketing And. Trading A.G arasında sessiz ortaklık anlaşması bulunduğu, şirketin sessiz ortağına karşı güven ve sadakat borcu olduğu, dava konusu paranın transferinin borca aykırılık teşkil ettiği, .... İnternational Marketing And. Trading A.G ile davalı ...Ş. arasında para transferi yapıldığı, ortaklık ilişkisi ve organik bağ bulunduğu, .... İnternational Marketing And. Trading A.G 'nin ortaklarından tahsil ettiği paraları ....
şirketler topluluğu ile davalı ....'ün mal varlığına aktardığı, davacının, davalılara başvurmasının mümkün olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne 40.000 DM'nin dava tarihindeki karşılığı olan 43.705,22 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.264,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 24/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy