Taraflar arasında görülen davada 2.11.2013 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili tarafından verilen 20.07.2010 tarih numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... yönünde4. maddesinde düzenlenen tenfiz şartlarının oluştuğu, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının davalı şirkete tebliğine ilişkin evrakların bulunmadığı, bu nedenle davalı şirket yönünden kararın usulüne uygun kesinleşmediği gerekçesiyle, davanın, davalı ... yönünden kabulüne, davalı şirket yönünden ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve yabancı mahkeme kararının davalı şirkete tebliğine ilişkin evrakın davalı şirketi temsile yetkili bulunmayan diğer davalı ... adına tebliğ edilmesi nedeniyle, davalı şirkete usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığından kararın davalı şirket yönünden kesinleşmemiş bulunmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından davacıdan başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 03.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy