MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.11.2013 tarih ve 2010/523-2013/738 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı bankada bulunan hesabından 30/05/2008 tarihinde internet bankacılığı şifreleri kötü niyetli 3. kişilerce kırılmak suretiyle iki ayrı işlem ile toplam 3.500 TL tutarında EFT yapıldığını, davalı bankanın sorumluluğu bulunduğunu, zararın tazmini yönünde bankadan talepte bulunulduğunu, ancak davalı banka tarafından zararın tazmininden kaçınılması nedeniyle iş bu davanın açılma zorunluluğu doğduğunu ileri sürerek 3.500 TL'nin 30/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar alınan bilirkişi raporunda davacı tarafa hafif kusur izafe edilmiş ise de, davacı şirketin şifresinin çalındığı veya kaybolduğu çıkarımına ne şekilde ulaşıldığının açıklanmamış olması ve dosya kapsamından da bu sonuca ulaşılamaması nedeniyle davacı şirketin hafif kusurunun bulunmadığı, davalının hukuki ve teknik altyapısı yeterli olmayan şifreleme sistemi kullandığı ve bu nedenle gerçekleşen olayda tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 3.500 TL'nin 30/05/2008 tarihinden itibaren işleyecek TCMB'nin kısa vadeli kredilere uyguladığı değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 180,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy