MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/10/2013 tarih ve 2011/757-2013/659 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili banka tarafından davalı ...’a 20.10.1998 tarihli kredi sözleşmesi ile 2,500,00 TL. lık kredi açıldığını, diğer davalı ...'nın söz konusu krediyi müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatı ile imzalayarak borcu teminat altına aldığını, söz konusu kredi borcunun ödenmemesi üzerine davalı borçlulara.... Noterliğinden 06.12.2000 tarihli ve 28142 yevmiye sayılı ihtarname gönderdiklerini, kredi borcunun faiz ve fer'ileriyle birlikte ödenmesinin talep edildiğini, buna rağmen borcun ödenmediğini, 3.752,93 TL. ana para, 60.785, 27 TL. faiz ve 3.039,26 TL. BSMV olmak üzere toplam 67,577,46 TL’nin her türlü talep hakları saklı kalmak üzere davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilleri, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi raporuna göre, sözleşmedeki imzanın davalı asıl borçlu ...'ın eli ürünü olmadığı, bu nedenle davaya konu kredi borcundan sorumlu olmadığı, banka kayıtlarına göre borcun ödendiği, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kesinleşen 2006/320 Esas ve 2009/201 karar sayılı dosyasına göre, davacı banka personelinin usulsüzlük yaparak davalı asıl borçlu ve onun dışındaki pek çok kişiye kredi vermiş gibi gösterip parayı zimmetlerine geçirdiklerinin anlaşıldığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.