MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2011 tarih ve 2010/39-2011/817 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin umre ziyareti dönüşü davalı firmaya ait uçakla yolculuğu sırasında Medine'den teslim ettiği ve ...'te alması gereken bagajının kaybolduğunu, bagajın kaybolması nedeniyle müvekkilinin zararının 5.730,00 USD olduğunu ayrıca müvekkilinin eşyalarının özellikle de ilaçlarının ve hacı yolcusu olması sebebiyle yakınlarına kutsal topraklardan getirdiği eşyaların kaybolması nedeniyle büyük sıkıntı ve moral bozukluğu yaşadığından manevi zarar talep etme hakkı bulunduğunu, davalı tarafından zararın sadece 185,00 TL'lik kısmının karşılanacağının bildirildiğini ancak bunun kabul edilmez olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 8.595,00 TL maddi ve 5.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, yetkisizlik itirazında bulunmuş, müvekkili sorumluluğunun sınırlı sorumluluk olduğunu, manevi zarar açısından ise manevi tazminatın şartlarının oluşmadığını ve sorumluluklarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; bagaj kaybının sabit olduğu, maddi tazminat açısından, davalının sorumluluğunun kilogram başı yapılan SDR hesabına göre 340 SDR olduğu gerekçesiyle maddi tazminatın belirtilen bedel üzerinden kabulüne; manevi tazminat açısından ise davacının ziyaretinin hac ziyareti olduğu, seyahatin özelliği dikkate alındığında bagaj kaybı nedeniyle davacının hac ziyaretinden getirdiği hediyeleri ve eşyalarını yakın akraba ve tanıdıklarına armağan edememiş olup davalı taşıyıcının akde aykırı davranışı sonucu davacının koşulları oluşan Borçlar Kanunu'n 49.maddesine göre manevi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 2.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline ile davacıya verilmesine, fazlaya dair istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 06/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy