MAHKEMESİ:FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.09.2013 tarih ve 2011/384-2013/202 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 2009/61123 sayılı ve “titisi” unsurlu marka başvurusuna, başvurunun resmi Markalar Bülteni'nde yapılan yayınına müteakip, müvekkilinin KHK’nın 8/1, 8/4 ve 8/5 maddeleri uyarınca 93/005878, 2004/38103, 2006/29697 sayılı “......+Şekil” unsurlu v.b. markalarını mesnet göstererek yaptığı itirazın, ... YİDK'nin 2011-M-3133 sayılı kararıyla reddedildiğini, oysa markalar arasında yüksek düzeyde benzerlikler bulunduğunu, müvekkilleri şirketin tasarımlarıyla ... sektöründe renkli ve fonksiyonel çözümler sunan yenilikçi, uzmanlaşmış, ülkenin en önde gelen firmalarından olduğunu, piyasaya sunduğu bu özgün tasarımlar sayesinde ... dışında ve ... içinde oldukça geniş bir müşteri kitlesi oluşturmayı başardığını; şirketin kuruluş yıl olan 1993 senesinden beri ... sektöründe “...” markası ile tanındığını, “...” ibaresinin aynı zamanda şirketin ticaret unvanının esas unsuru olduğunu; 556 sayılı KHK’nın 8/5 ve Paris Sözleşmesi’nin 8. maddesi gereğince ticaret unvanlarının koruma altında olduğunu, “...” ibaresinin ticaret unvanı olarak tescil edildiği 1993 yılından beri aralıksız kullanıldığını; markalarının esas unsurunun "..." ibaresi olduğu, “...” ibaresinin yardımcı unsur ve herkes tarafından kullanılabilecek bir işaret olduğunu, her iki markanın da tescil edildiği sınıfların 20, 21 ve 35. sınıfa giren mal ve hizmetlerden oluştuğunu, benzer sınıfları ihtiva ettiğini, taraf markalarının karıştırılma ihtimalinin yüksek olduğunu, ileri sürerek, YİDK kararının tüm mal ve hizmetler yönünden iptaline, markanın ise 20, 21 ve 35. sınıfa giren mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şahıs yargılamaya katılmamıştır.
Mahkemece, taraf markaları, ortalama tüketici kitlesinin genel izlenimi ve bakış açısına göre bütüncüllük ilkesi kapsamında karşılaştırıldığında, markalar arasında görsel ve sesçil olarak yüksek düzeyli bir benzerlik, tescil kapsamları arasında ise 20, 21 ve 35.sınıf mal ve hizmetler yönünden ayniyet bulunduğu, başvuru markasının tescil olunmasının KHK’nın 8/1 (b) m. anlamında davacı markalarının karıştırılmasına yol açma ihtimalinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile YİDK’nin 2011–M-3133 sayılı kararının 20, 21 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden iptaline, hükümsüzlük davası yönünden davanın kabulü ile davalı adına tescil olunan 2009/61123 sayılı marka yukarıdaki mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı ... vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı ...'den alınmasına, 07.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.