Taraflar arasında görülen davada verilen 28.07.2011 gün ve 2008/108-2011/269 sayılı kararı onayan Daire’nin 13.09.2013 gün ve 2011/15207-2013/15622 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın nezdinde hesaplarının bulunduğunu, davalı banka çalışanlarından isimli kişiler hakkında tarafından yapılan soruşturma kapsamında mudilerin hesaplarında usulsüz işlemler yapılması sebebiyle kamu davası açıldığını, müvekkili bankaya gittiğinde işlemleriyle Fatih Özkan’ın ilgilendiğini ancak müvekkilinin hesapları üzerinde oynamalar yaptığını, bu kişinin bilgisayar sisteminin arızalı olduğunu söyleyerek müvekkilini oyaladığını ve müvekkilinin bankadaki toplam parasını gösterir miktarı bir kağıda el yazısıyla yazarak verdiğini, yolsuzlukların ortaya çıkmasından sonra müvekkilinin bankaya gidip hesaplarını kontrol ettiğinde bilgisi dışında hesabından para çekildiğini öğrendiğini ileri sürerek, 230.000 TL’nin hesaplardan çekildiği tarihlerden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında verdiği ıslah dilekçesiyle toplam talebini 330.708,95 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin ayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili bu defa karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava davacının banka hesaplarında bulunan paraların davalı banka çalışanlarınca usulsüz işlemlere çekildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmiş ise de,Mahkemesi'nin 2010/159 E. sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda davacının hesaplarından toplam 309.107,00 TL'nin usulsüz olarak çekildiği, 258.581,63 TL'nin davacının hesabına iade edildiği böylece banka çalışanının zimmetinin 50.525,37 TL olduğu belirlenmiştir. Bu durumda mahkemece hükme dayanak
.../...
-2-
alınan bilirkişi raporuyla ceza mahkemesi dosyasından alınan bilirkişi raporu arasındaki çelişkiyi ortadan kaldıracak yeni bir rapor alınmak suretiyle hasıl olacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken yetersiz incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisi hatalı olduğundan davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK'nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 2011/15207 E, 2013/15622 K sayılı onama kararının kaldırılarak yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 28.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy