Taraflar arasında görülen davada ahkemesi’nce verilen 08/10/2012 gün ve 2011/234-2012/203 sayılı kararı onayan Daire’nin 21.10.2013 gün ve 2013/436 - 2013/18306 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/03041 sayılı tasarım başvurusunun bültende yayınını takiben davalının, 5NA813 ve 5NA854 kod numaralı tasarımlarını gerekçe göstererek itirazı üzerine, müvekkilinin tasarım başvurusunun 6 nolu görselleri yönünden tarafından yenilik ve ayırt edicilik unsurunun olmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiğini, oysa müvekkilinin tasarımının seçenek özgürlüğü çerçevesinde yeni ve ayırt edici olduğunu, iki tasarım arasında belirgin farklılık bulunduğunu, müvekkili firmanın ürününün paslanmaz çelikten imal edilirken, itiraza dayanak tasarımın alüminyum malzemeden üretildiğini, bu farkın görselliğe önemli ölçüde farklılık kattığını, tasarımların genel izlenim itibariyle benzer olmadıklarını, bilgilenmiş kullanıcı gözüyle yapılan değerlendirmede farklılıkların çok net ortaya konulacağını, müvekkiline ait tasarımda estetik görünümün ön plana çıkartıldığını, davalı tasarımının ise sadece teknik işlevi yerine getirebilecek düzeyde tasarlandığını ileri sürerek, kararının iptali ile tasarımın tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davacı taraf başvurusuna konu tasarımın, dosyaya sunulan görsellere göre az da olsa farklılıkları olması ve davalı tarafça da bu görselin başvurudan geriye doğru 12 aydan daha önce kamuya arz edildiğine ilişkin bir delil sunulmadığından yenilik unsuruna haiz olduğunun anlaşıldığı, her iki taraf görseline konu ürünün de tünel aydınlatma armatörleri olduğu, bu tip ürünlerde zorunlu unsurlar göz önünde bulundurularak seçenek özgürlüğünün bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiği, dava konusu tünel armatürlerinde bilgilenmiş kullanıcının bu ve benzer armatürleri daha önce yakından görmüş, temel teknik özellikleri ve genel teknik zorunlulukları hakkında bilgi sahibi olan ve bu ürünü kısmen de kullanan bir kişi olduğu, bu kişinin hiçbir şekilde bir uzman olmadığı kanaatine varıldığı, tasarım hukukunun nihai kullanım sırasındaki görünümleri koruması nedeniyle, davacı tarafın tasarımına ait 1 nolu fotoğrafın ürünün kapağının açılması ile ortaya çıkan iç görünümüne ilişkin olduğu, 3 nolu fotoğrafın da lambanın nihai kullanım sırasında montajın altında kalan ve görünmeyen kısmına ilişkin
.../...
-2-
olduğu, davaya konu ürünlerin Locarno sınıflandırmasına göre 26-05 sınıftaki tünel aydınlatma armatürleri olduğu dikkate alındığında, tünel aydınlatma armatürlerinin nihai kullanım sırasında görülen unsurlarının daha ziyade ürünün geometrik formları olduğu, ışık huzmesinin önüne konulacak kafes, şekil ve desen vs. nin farklılık yaratabileceği, oysa davacının reddolunan tasarımının kare şeklindeki bir geometrik formdan süzülerek geldiği, bu formun da teknik zorunluluktan kaynaklandığı ve harcı alem bir form olduğu, davalının farklılık arz ettiğini ileri sürdüğü hususların nihai kullanım sırasında görülen kısımlara ilişkin olmadığı, davacının iptal edilen tasarımının, daha önceki aynı formlara haiz davalı tasarımları karşısında, tasarım korumasına mazhar yeni ve ayırt edici bir özelliğinin bulunmadığı kanaatine varıldığı gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacı vekili tarafından temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması istenmiş ise de uyuşmazlığın HUMK'nun 438/1.maddesinde belirtilen davalardan olmadığı gibi anılan maddenin 3.fıkrası uyarınca da duruşma yapılmasına gerek görülmemiş bulunmasına ve 554 sayılı KHK'nin 7. ve 11. maddelerinde belirtilen "bilgilenmiş kullanıcı" kavramının da esasen gerçek kişiden ziyade ayırt edici niteliğin ve tescilli tasarım koruma kapsamının belirlenmesi bakımından dikkate alınması gereken yasal kavram vasfında olmasına göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin HUMK’nun 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 18.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.