MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/09/2013 tarih ve 2013/7-2013/206 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, ... tarafından da tanınmış marka olarak kaydedilen "... ..." markasının ... emtiasını de içeren 12, 32. ve 44. sınıflarda ... ... Holding A.Ş. adına tescilli olduğunu, diğer müvekkilinin ise çeşitli markalar altında üretim ve yabancı tarım makineleri ile ...lerin distribütörlüğünü yaptığını ve ticaret ünvanını da oluşturan "... Motor" ibaresini tescilsiz marka şeklinde kullandığını, davalının 2010/12714 sayı ile "... ..." markası için yaptığı başvuruya müvekkillerince itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı'nca müvekkili ... Motor Üretim ve Pazarlama A.Ş.'nin itirazının reddedildiğini, ... ... Holding A.Ş.'nin itirazının ise markalar benzer bulunup kısmen kabul edildiğini, böylece davalının 12. sınıfta yer alan bir kısım mallarının başvurudan çıkarıldığını, YİDK'na yaptıkları itirazda müvekkili ... Motor Üretim ve Pazarlama A.Ş.'nin eskiye dayalı kullanımının da kabul edilerek çıkarılan mallar yönünden bu gerekçenin de eklendiğini, diğer müvekkili ... ... Holding A.Ş'nin itirazı yönünden de "markaların benzer kabul edildiği, müvekkilinin 2006/66766 sayılı markası gerekçesiyle davalı başvurusunda bir kısım malların daha çıkarıldığı" yönünde karar oluşturulduğunu, böylece Enstitünün müvekkilinin "... ..." markası ile dava konusu markanın benzerliğini kabul ettiği gibi diğer müvekkilinin "... Motor" ibaresi üzerinde eskiye dayalı kullanımını sabit gördüğünü, ancak aynı kararda geriye kalan mallar yönünden bağlantı kuruluması ve karıştırılması ihtimalini kabul etmediğini, oysa markaların benzer bulunması karşısında tüm mallar yönünden başvurunun reddinin gerektiğini, bu haliyle seri marka intibaının uyanacağını, müvekkilinin tanınmışlığının ve itibarının zedeleneceğini, davalının haksız menfaat sağlayacağını ileri sürerek ... YİDK'nın 2012-M-3474 sayılı kararının iptalini, 2010/12714 sayılı davalı markasının 07 ve 12. sınıfta yer alan tüm mallar açısından hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin 1993 ve 2004 yıllarında başvurduğu "..." ibareli markalarının 07 ve 12. sınıflarda tescilli bulunduğunu, dava konusu başvurudan önce bu iki marka ile faaliyet gösterdiğini, işletme adı olarak da "... Hidrolik Sanayi" ibaresini kullandığını, davalının tanınmışlığından yararlanmayı düşünmediğini, markaların karıştırmaya sebebiyet vermeyeceğini, davacı markasının ayırdediciliğinin düşük olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, markalar arasında emtialar de gözetildiğinde karıştırılma ihtimalinin bulunmadığını, müvekkili kurumun kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar işaretsel yönden her iki markada da "..." ibaresi yönünden kısmi benzerlik bulunmakta ise de, ... ibaresinin hemen her meslek ...nca sıklıkla kullanılabilen, bu sebeple kullanımının tek başına hiç kimsenin tekeline bırakılamayacak işaretlerden olduğu, orijinallikten uzaklığı sebebiyle ayırt edicilik gücünün düştüğü, tescil kapsamının bilinçli tüketicilere hitap ettiği, bu sebeple taraf markalarına konu "... ..." ve "... ..." ibarelerinin KHK'nın 8/1 (b) maddesi uyarınca karıştırılmalarının söz konusu olamayacağı, davacıların "..." ibaresini, davalı marka başvurusu kapsamında kalan mallar yönünden daha önceden tescilsiz marka olarak kullandıkları ve işarete ayırt edicilik kazandırdıklarına dair ve "..." ibareli ticaret unvanıyla tescil kapsamında kalan malların ticaretinin yapıldığına ilişkin her hangi bir delil sunamadıkları, bir an için "... ..." isimli davacı markasının tanınmış olduğu kabul edilse bile, kara taşıtları yönünden tescilli olan markanın, tanınmışlık düzeyinin, "..." ibaresinin herkesin kullanımına açık olan bir ibare olması, davalının da ayrıca "..." ibareli önceden, hatta davacı markasından daha önceden tescilli olan markasının bulunması hususları birlikte değerlendirildiğinde, başvuru markasının, kara taşıtları dışında kalan ve tamamen bilinçli tüketici kesimine hitap eden (deniz taşıtları, hava taşıtları vs.) mallar yönünden tescil olunmasının KHK'nın 8/4 maddesinde aranan tanınmış markalarının ayırt edicilik gücüne veya itibarına zarar vermesi ya da davalı şirkete haksız yarar sağlaması ihtimallerinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenlerden alınmasına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy