MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 04/07/2013 tarih ve 2012/262-2013/196 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ile fer'i müdahil vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 11/11/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ...Ş. vekili Av.... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin... A.Ş. ...Şubesi'ne para yatırdığını, banka çalışanlarının yanlış ve kasıtlı yönlendirmeleri ile parasının off-shore bankasına gönderildiğini, yöneticilerin bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırıcılık suçundan cezalandırıldığını, alacağın tahsil edilmediğini ileri sürerek, 40.990.00 TL'nin 3095 sayılı Kanun uyarınca mevduata uygulanacak en yüksek faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, ... A.Ş. çalışanlarının yanlış yönlendirmeleri ve davacının iradesini sakatlamalarıyla off-shore bankasına yatırılan paranın Kıbrıs'a gönderilmeyip grup şirketlerine kredi olarak kullandırıldığı, haksız fiile niteliğindeki bu eylem nedeniyle halef bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 40.990.00 TL'nin 17.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı ile fer'i müdahil vekilleri temyiz itmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, davalının sorumluluğunun somut olaya uygulanması gereken mülga 818 sayılı BK’nın 41, 55 ve 6762 sayılı TTK’nın 336 ncı maddelerinden kaynaklanmasına, davacı zararının off shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı andan itibaren zamanaşımı süresinin başlamasının gerekmesine göre, davalı ile fer'i müdahil vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı ...nin selefi bulunduğu ve bankacılık faaliyet izni kaldırılan ... A.Ş'nin 5411 sayılı Kanunun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru görülmemiş ve kararın bu yönüyle bozulması gerekmiş ise de anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ile fer'i müdahil vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. maddesinin tamamen hükümden çıkarılmasına, yerine 'Karar kesinleştiğinde başvuru harcı ve peşin ödenen harem isteği halinde davacıya iadesine' cümlesinin yazılmasına, 3. maddesindeki '...633.20 TL'nin...' ibaresinin çıkarılarak yerine '...4.20 TL'nin...' ibaresinin yazılması suretiyle kararın düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu hali ile ONANMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 11/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy