Taraflar arasında görülen davad verilen 12/10/2011 gün ve 2010/135-2011/329 sayılı kararı onayan Daire’nin 26.09.2013 gün ve 2012/3591 - 2013/16896 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin 16. sınıfta tescil edilmek üzere 2008/49009 sayı ile "" ibaresini tescil başvurusunda bulunduğunu, müvekkilinin ibareli markalarını dayanak göstererek yaptığı itirazın markaların benzer olmadığı gerekçesiyle nihai olarak reddedildiğini, oysa dava konusu marka başvurusunun müvekkile ait ibareli markalarla ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, en azından karıştırılma ihtimali bulunduğunu, ayrıca müvekkiline ait ibareli markanın tanınmış olduğunu, marka başvurusunun tescili halinde müvekkil markası ile iltibas yaratacağı gibi, tanınmışlıklarından yararlanacağını ileri sürerek, nın 11.02.2010 tarih ve 2010-M-323 sayılı kararının iptali ile markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Daval vekili ve davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; kararının iptali istemine ilişkin davanın reddine, markanın hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ve davalı şirket vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili ve davalı şirket vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK.nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen diğer karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2- Dava, kararı iptali ve dava konusu markanın tescil edilmesi halinde hükümsüzlüğünün tespiti ile marka sicilinden terkini istemine ilişkindir. Mahkemece, kararının iptali istemine ilişkin davanın reddine, markanın hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkin davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak,nezdindeki başvuru aşamasında davacı şirket tarafından sunulan itiraz dilekçesinde dilekçe eki listede sayılan toplam 82 adet markaya dayalı itirazda bulunulduğu ve bu markalar içerisinde 2008/26686 sayılı ” ibareli markanın da bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, kararının iptali davası bakımından bahsi geçen markanın ve kapsadığı mal ve hizmetlerin de
.../...
-2-
değerlendirmeye alınması gerektiği halde 2008/26686 sayılı markaya dayalı itirazda bulunulmadığı gerekçesiyle değerlendirme dışı bırakılması vekararı iptaline yönelik davanın reddine karar verilmesi doğru görülmediğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 26.09.2013 tarih, 2012/3591 Esas- 2013/16896 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararının iptali isteminin reddine yönelik kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 26.09.2013 tarih, sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı şirketten alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 21.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy