MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/06/2013 tarih ve 2011/312-2013/143 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... Bank A.Ş. vekili ile borcu üstlenen ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/10/2014 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ..., davalı ... Bank A.Ş. vekili Av. ... ve ... vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin parasını ...bank A.Ş. .../... Şubesi'nde değerlendirilmek üzere açtırdığı hesaba yatırdığını, ancak haberi olmadan bu paranın Off-Shore hesabına aktarıldığını ileri sürerek, 20.585 TL'nin 18.11.1999 tarihinden 20.12.1999 tarihine kadar %80 oranında akdi, bu tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa'nın 2/2 maddesi gereğince işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, davalı banka çalışanlarının off-shore bankacılığını kendi bünyesinde gibi göstererek mudiyi yanılttığı, bir güven kuruluşu olarak risklerin izahının gerektiği, davalı banka yöneticilerinin sorumluluğuna dair ceza kararlarının kesinleştiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 20.585 TL'nın 18.11.1999 tarihinden itibaren değişen oranda avans faizi ile birlikte davalıdan borcu üstlenen ...'den alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... Bank A.Ş. vekili ile borcu üstlenen ... vekili temyiz etmiştir.
1- Dava, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne, ancak hükmedilen meblağın davalı borcunu üstlenen ...'den tahsiline karar verilmiş, diğer bir deyişle somut uyuşmazlıkta mahkemece davalı banka aleyhine hüküm kurulmamıştır.
Bir davada bir tarafın temyiz hakkına sahip olması o davada verilen Yargıtay kararına karşı temyiz isteminde bulunabilmesi için tek başına yeterli değildir. O tarafın bundan başka temyiz talep etmekte hukuki bir yararının da olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta ise yukarıda da açıklandığı üzere davalı ... Bank A.Ş. aleyhine hüküm kurulmadığından, davalı ... Bank A.Ş’nin temyiz isteminde bulunmasında hukuki yararı yoktur. Bu durum karşısında davalı ... Bank A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
2- Davalı borcunu üstlenen ... vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davacı ile davacının parasının havale edildiği off-shore bankası arasında bir akdi ilişki bulunmadığından, davalı bankanın sorumluluğunun BK’nın 41 ve 55 ile TTK’nın 336. maddelerinden kaynaklanmasına ve zaman aşımı süresinin, davacının parasının off-shore bankasından tahsil etme olanağının kalmadığının anlaşıldığı tarihten itibaren işlemeye başlamasına, bu durumda davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde bulunmamasına göre, davalı banka borcunu üstlenen ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... Bank A.Ş. vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka borcunu üstlenen ... vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİ ile yerel mahkeme kararının ONANMASINA, takdir olunan 1.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı taraftan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ... Bank A.Ş'ye iadesine, 23/10/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.