Taraflar arasında görülen davada verile sayılı kararı onayan Daire’nin 11/11/2013 gün ve sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından tescilsiz olarak kullanılmakta olan ''' markasının, müvekkilinin '''' ibareli tescilli markaları ile birebir aynı olduğunu, tescilsiz marka kullanımı gerçekleştiren davalının müvekkilinin marka haklarına tecavüz ettiğini, haksız rekabet yaratarak müvekkili markasının reklam ve garanti fonksiyonundan haksız olarak yararlandığını ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüzünün, iltibas ve haksız rekabetin tespitini ve durdurulmasını, tecavüz teşkil eden ürünlerin toplatılmasını ve hükmün ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket ile davacının hitap ettiği hedef kitlenin farklı olduğunu, dava konusu markanın züccaciye alanında uzun süredir kullanıldığını, markanın müvekkili adına 21. sınıfta tescili için yapılan başvurunun neticesinin beklenilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacı markasının tüm değil sadece sektörel bazda tanınmış olduğu, sektörel bazdaki tanınmışlık da KHK'nın 8/4. maddesi anlamında tanınmışlık kapsamında bulunmakta ise de tanınmışlık derecesi çok yüksek olmayan bu markanın farklı sektörde yer alan davalı tarafından mutfak araç gereçlerinde kullanmasının davacının markasının itibarına veya ayırt edici karakterine zarar verdiğine ilişkin somut delil sunulamadığı tarafından da davacının itirazının reddedilerek, aynı ibareden oluşan davalı markasının farklı sınıflar için tesciline karar verildiği, 3. şahıslar adına züccaciye sınıfı için tescilli ''' markalarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 11.11.2013 günlü ilamıyla gerekçesi değiştirilerek onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak ’ye gelir kaydedilmesine, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy