MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 33. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.04.2012 gün ve 2011/33-2012/68 sayılı kararı onayan Daire’nin 05.09.2013 gün ve 2012/14490-2013/15089 sayılı kararı aleyhinde davalı-karşı davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirketin 1986 yılından beri Cezayir'de devlet kuruluşları ve özel sektörle çalışmakta ve ihracat yapmakta olduğunu ayrıca bir çok Türk şirketine Cezayir pazarına mal satmaları konusunda aracılık yaptığını, davalı firma ile de Cezayir'e doğrudan ya da dolaylı olarak davalının ürettiği inşaat kalıbı ürünleri ile ilgili satışlarda davacıya komisyon ödenmesi hususunda 20.12.2002 tarihinde sözleşme akdedilip, bunun 21.04.2003 tarihinde yenilendiğini, sözleşme 4.maddesine göre geçerlilik süresinin 31.12.2007 olduğunu, davalının Cezayirli bir firma ile 20.10.2004 tarihinde 428.634 Euro’luk kontrat imzaladığını ancak müvekkilinin komisyon ücretini ödemediğini, bu kontrat bedelinin %7'si tutarında 35.404,702 Euro (KDV dahil) komisyon alacağı doğduğunu, birleşen İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/83 Esas, 2008/594 Karar sayılı dosyası ile de davalının Cezayir'deki Batigec firması ile yaptığı 428.634 Euro'luk ihracat nedeni ile %7 komisyon bedeli olan 30.004 Euro (KDV hariç) komisyon bedelinin temerrüt tarihlerinden itibaren TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü yıllık %29 ve değişen oranlardaki temerrüt faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini savunmuştur.
Davalı-karşı davacı vekili, taraflar arasında yapılan ilk sözleşmenin süresinin 6 ay ikincisinin ise 8 ay olduğunu, sürelerin açıkça yazılı olduğunu, uzatımın söz konusu olmadığını, taraflar arasındaki ikinci sözleşme gereği bir iş alındığında sözleşmenin iş sonuçlandırılıncaya kadar uzayacağının öngörüldüğünü, iddia edildiği gibi 4 yıl süre ile uzamanın söz konusu olmadığını, bu nedenle müvekkilinin şahsi çabaları ile aldığı ihalelerden davacının her hangi bir komisyon alacağının doğmadığını savunarak esas ve birleşen dosyaların reddini savunmuş, ayrıca davacı-karşı davalının ... firmasından alınan ikinci işte kendi komisyon alacakları yanında iş sahibi firmanın istediği %2 komisyonu açıktan vereceklerini belirttiklerinden bu amaçla ödenen 21.864 Euro'dan şimdilik 1.000 Euro'nun temerrüt faizi ile tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki niteliği yönünden davacı-karşı davalının süreklilik ve münhasırlıktan uzak bir şekilde tek veya sınırlı sayıdaki sözleşmenin kurulmasına veya kurulmamasına bağlı olarak yükümlülük üstlenen ticaret işleri tellalından öte bir sorumluluk üstlendiği, ilişkinin ticaret işleri tellalı değil aracı acentelik olduğu, taraflar arasındaki sözleşmenin 21.04.2003 tarihinde imzalandığı ve 20.12.2002 tarihli sözleşmeyi yenilediği, bu sözleşmenin 4. maddesine göre kapsama giren işlerin kısmen dahi olsa davalı-karşı davacı lehine sonuçlanması durumunda sözleşmenin 4 yıl süre ile uzayacağının kararlaştırıldığı, o halde sürenin 31.12.2003 tarihinden itibaren başlayan ve 31.12.2007 de sona eren şekilde uzadığının kabulünün gerekeceği, davalının davacı aracılığı ile 18.06.2003 tarihli ihaleyi aldığı, yine sözleşme süresi içinde 20.10.2004 tarihli davalı-karşı davacının Cezayir'deki Batigec firmasının açtığı ihaleyi kazanmış olduğu, bu durumda ikinci sözleşme hükümleri gereği davacının komisyon ücretine hak kazandığı, davacının ticaret işleri tellalı olarak nitelendirilmesi durumunda dahi sonucun değişmeyeceği, zira kazanılan komisyon alacağı için bordro düzenlenmesine ilişkin hükmün emredici olmadığı, tarafların buna aykırı olarak düzenleme yapabileceği, dolayısıyla sözleşmede belirlenen hükümler gereği davacının ücrete hak kazanmış sayılacağı, karşı davadaki iddiaların tüm dosya kapsamı ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle esas dosyada davacı-karşı davalının davasının kısmen kabulü ile 35.404 EURO (KDV dahil) bedelin temerrüt tarihi olan 5/4/2005 tarihindeki karşılığı olan 61.918,06 TL nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yıllık %35 oranı aşılmamak suretiyle TCMB tarafından belirlenen değişen ve değişecek oranlarda avans faizi ile davalı-karşı davacıdan alınarak davacı karşı davalıya verilmesine, birleşen dosyada davacı-karşı davalının davasının kabulüne, karşılık davanın reddine dair verilen karar esas ve birleşen dosyada davalı-karşı davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı-karşı davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı-karşı davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalı-karşı davacıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 03.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy