MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
VEKİLİ: AV. ...
VEKİLİ: AV. ...
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14/11/2013 tarih ve 2010/657-2013/200 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının ...-Mithatpaşa Şubesinin mudisi olduğunu, internet kanalıyla hesabından beş ayrı kişi adına talimatı olmadan havale yapıldığını, durumu davalının personelinin bildirdiğini, zararının kısmen karşılandığını ileri sürerek, 14.228,25 TL’nin faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kusurunun olmadığını, davacının güvenlik kurallarına uymadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davacının davalı bankada bulunan hesabından değişik IP numaraları ile başka hesaplara aktarma yapıldığı, davacının hesaplarınından havale yapılan kişiler hakkında kamu davası açıldığı, bankanın müşterilerin hangi IP adreslerinden bağlandığı kaydedilerek birden bire o hesaba farklı IP grubundan erişilmesi durumunda uyarı vermesi veya hesaba kullanım kısıtlaması koyulması gerektiği halde bunun yapılmadığı, tüm hesapta bulunan meblağın kısa bir süre içinde başka kişilere aktarılmasına olanak sağladığı ve güvenlik özelliklerinden müşterileri bilgilendirilmediği gerekçesiyle; davanın kabulüne, 14.228,25 TL alacağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı banka vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 728,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 30/04/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dava, davacının şifresinin üçüncü kişilerce kullanılmak suretiyle davalı banka şubesinde mevcut hesabından yapılan işlemler yoluyla gerçekleşen zararın davalı bankadan tahsiline yöneliktir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyulduktan sonra dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda, zarara yol açan eylemlerin bizzat davacıdan bir şekilde elde olunan ve saklamakla yükümlü olduğu kişisel bilgileri kullanılmak suretiyle gerçekleştirildiği, davacının kişisel bilgilerinin bankanın sisteminden ele geçirilmiş olmadığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşmede davacının kişisel bilgilerini korumak, üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek konusunda taahhütte bulunduğu açıktır. Bu durumda, davacının kişisel bilgilerinin başkalarınca öğrenilmesinde ve buna bağlı olarak ortaya çıkan zararlı sonuçta kusurlu olduğunun kabulü gerektiği ortadadır. Davacının kişisel bilgilerinin suç teşkil eden bir eylemle elde edilmiş olması sonuca etkili olmayıp ortaya çıkan zararlı sonuçta davacı kişisel bilgilerini saklamakta yeterli özeni göstermemesi nedeniyle, davalı banka ise kusurlu da olsa bilgisayar güvenliğini sağlamakta yetersiz kalan mudilerinin olabileceği gerçeğinden hareketle, kullanıcılar için ek güvenlik önlemlerini zorunlu kılmamış olmaktan ötürü kusurlu sayılmalıdır. Bu durumda davanın tümüyle kabulüne karar verilmesi doğru olmadığından, Dairemiz çoğunluğunun kararın onanmasına ilişen görüşüne katılamıyorum.