MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen5/06/2013 gün ve 2012/441-2013/246 sayılı kararı onayan Daire’nin 02/12/2013 gün ve 2013/16388-2013/21820 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiliniıkla uğraşan bir esnaf olduğunu, önceden tanımadığı kendistanıtan, isminin sonradak istediğini kaekkilinin banka şubesine uğradığını, çekin sahte olduğunun anlaşıldığını, davalı bankanın yanıltıcı bilgi vermesi nedeniyle hizmet kusurunun bulunduğunu ileri sürerek, 29.700,00 TL'nin faiziyle birlikte davalıdan tahsilini ve manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davacının dava dışı eki bankaya ibraz ettiği ve kendisine çekin karşılığının bulunduğuna dair bilgi verildiği iddiasının usulüne uygun delille ispatlanamadığı, davacının şikayeti üzerine davalı bankanın çalışanı hakkında yapılan soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiği, davalı bankanın kusurunun bulunduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar, Dairemizin 02.12.2013 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davacı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, sahte çekin davacı tarafından kabul edilmesinin davalı bankanın kusurlu eyleminden kaynaklandığı iddiasıyla maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de olay tarihinde davalı bankanın Dinar Şubesi müdürü olanruşturması sırasında verdiği ve davacı tarafça dayanılan ifadesinde, müştekinin elinde çek ile geldiğini ve çekin istihbaratının yapılmasını istediğini, bunun üzerine karşı şubeyi aradığını, karşı şubenin de çekin sağlam olduğunu söylediğini, daha sonra müşteki yeniden geldiğinde yaptıkları araştırma sonucu çekin sahte olduğunun anlaşıldığını belirtmiştir.Banka müdürünün bu ikrarı karşısında mahkeme
.../...
-2-
gerekçesinin aksine çekin davalı bankaya ibraz edildiği ve banka tarafından araştırılarak davacıya çekle ilgili bilgi verildiğinin anlaşılmış olmasına göre, söz konusu ibraz uyarınca davalı bankanın sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 02.12.2013 günlü, 2013/16388 Esas-21820 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy