MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 04/12/2013 tarih ve 2012/389-2013/599 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili katılma yolu ile davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, .... markasının müvekkili .... A.Ş'nin tescilli markası olduğunu, .... Mobilyanın 1950'li yıllardan beri faaliyet gösteren ticari ve sınai kuruluş olduğunu, müvekkili tarafından tasarlanan, imal edilen, özgün reklam özellikleri ile halka sunulan ve TPE'ye tescil edilmiş olan ürünleri davalının bire bir yada önemli derecede benzer ürettiğini, kataloglandırdığını, internet sitesinde yayınladığını ve satışa sunduğunu, bu ürünlerin müvekkili tarafından üretilip piyasaya sunulduktan ve etkili reklamları yapıldıktan sonra davalı tarafından taklit edildiğini, davalı fiilinin tecavüz olduğunun tespitini, tasarımdan doğan haklara vaki tecavüzün giderilmesini, durdurulmasını ve önlenmesini, tecavüz teşkil eden ürünlere ve üretimde kullanılan her türlü araçlara el konularak imhasını, davalı aleyhinde verilecek mahkeme kararı masraflarının davalı tarafından karşılanarak kamuya ilan yolu ile duyurulmasını, haksız rekabetin önlenmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve HMK'nın 107. maddesine istinaden şimdilik 40.000 TL maddi ve 40.000 TL manevi tazminatın banka reeskont faizi ile birlikte tahsili ile her türlü haklarının saklı tutulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu davacının adına tescilli olan endüstriyel tasarım belgesinde korunan ürünler ile müvekkili firma kataloğundaki ürünlerin davacının bahsetmiş olduğu şekilde birbirleriyle birebir aynı olmadığı gibi benzer de olmadığını, davaya konu müvekkilinin ürünlerinin 25-29 Nisan 2012 tarihleri arasında ... Mobilya Fuarı ve yeni katalog için numune olarak üretilen ürünlerden olduğunu, davacı tarafın tazminat talep etmeden önce zararlarını tam olarak açıklamaları gerektiği gibi belgelendirmeleri gerektiğini savunarak, davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen bilirkişi kök-ek raporlarına göre, davalının üretmiş olduğu "...." isimli ürünlerin davacının TPE’ye tescilli endüstriyel tasarımlarına göre yeni ve ayırt edici olmadığı, davalı eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz oluşturduğu; aynı şekilde bu eylem nedeniyle haksız rekabet oluşturduğu, davalı tarafın bilirkişi raporunca belirtilen dava konusu ürünle ilgili satış faturaları ve fişleri ile 2012 yılına ait vergi beyannamesine esas bilanço ve gelir tablolarını verilen kesin sürede sunmaması nedeniyle davacı tarafın talep ettiği tazminat yöntemi de göz önüne alındığında tazminat miktarının mevcut duruma göre belirlenmesi mümkün olmadığından 818 sayılı yasanın 42. maddesi gereğince halin mutat cereyanı, mutazarır olan tarafın yaptığı tedbirler göz önüne alınmak suretiyle, davacının davasının kabulü ile, davalı tarafça "....." isimli ürünlerin üretimi
nedeniyle davalı fiilinin tecavüz oluşturduğunun tespitine, bu nedenle tecavüzün önlenmesine, belirtilen ürünler nedeniyle üretimde kullanılan her türlü araçlara el konularak imhasına, karar kesinleştiğinde masrafı davalı tarafça karşılanmak suretiyle kararın ulusal gazetede ilanına, davalının haksız rekabetinin önlenmesine, davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile 15.000 TL maddi ve 15.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 30.000 TL tazminatın dava tarihinden geçerli avans faizi oranını geçmemek suretiyle değişen oranlarda ve reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili katılma yolu ile davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili katılma yolu ile davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 1.530,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden alınmasına, davacıdan temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy