MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 23/10/2013 tarih ve 2010/674-2013/213 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraf şirketler arasında imzalanan 16.07.2009 tarihli sözleşme ve oda blokajı, ödeme detayları değişikliğini içeren 19.03.2010 tarihli Ek Protokol ile davacı şirket tarafından verilecek hizmet bedelinin tayin olunduğunu, davacı şirketin sözleşme gereği üzerine düşen tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, konaklama bedelleri, oda ekstra harcamaları ile birlikte toplam sözleşme bedelinin 447.571,00 Euro tuttuğunu, bu bedelden sözleşme ile tayin edilen davalı şirketin komisyon bedelleri ile yapılan ödemeler düşüldükten sonra davacı şirketin bakiye 23.539,00 Euro alacağının davalı şirket tarafından ödenmediğini ileri sürerek, 23.539,00 Euro alacağın işlemiş ve işleyecek aylık %10 akdi faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşme ve ek protokol ile sözleşme bedelinin tamamının değil, organizasyon kısmının tamamının konuklar otele girmeden önce ödeneceğinin kararlaştırıldığını ve bu bedelin davalı şirket tarafından zamanında ödendiğini, davacı tarafından sözleşme bedelinin yanında konuklara tahsis edilecek oda sayısı ve niteliği, konuklar tarafından yapılan yiyecek içecek telefon görüşmeleri gibi harcamalara ilişkin hesap hatası yapıldığını, sözleşme dışı kişilere ait masrafların da davalı şirketten tahsiline çalışıldığını, ayrıca sözleşme ve ek protokolde ön ödeme başlığı altında yapılan düzenleme ile, döviz ödemelerinin grubun otele giriş tarihindeki TCMB döviz alış kuru üzerinden hazırlanacağı ve tüm hesaplamaların grubun otele giriş tarihindeki TCMB döviz alış kuru üzerinden yapılacağı kararlaştırılmasına rağmen, davacı tarafından davalı şirkete kesilen faturalarda otel giriş tarihi değil, fatura tarihindeki döviz kurunun esas alındığını, fatura tebliğinin tek başına alacak kaydı doğurmayacağını, davacıya 53.415,68 TL bedelli cari hesaptan iade faturası kesildiğini, Beyoğlu 36. Noterliği'nin ihtarname ekinde davacıya tebliğ edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davaya konu bakiye alacak bedelinin, davalı ödemelerinin grubun otele giriş yaptığı tarihteki kur üzerinden değil fatura tarihindeki kur üzerinden hesaplanmasından doğan kur farkı, davalı rezervasyonu uyarınca oda konaklama tutarı ve odalarda yapılan ekstra harcama ve telefon görüşme bedelleri olmak üzere 3 ayrı kalemden oluştuğu, Turizm
İşletmelerinin Bakanlıkla, Birbirleriyle ve Müşterileriyle İlişkileri Hakkındaki Yönetmeliği'nin, otelcinin otel sözleşmesi ile mutabık kılınmış fiyatlara uyması gerektiğini düzenleyen 12. md. ile, faturaların müşteriye sunulması üzerine ödenmesi gerektiği, ödemenin ulusal para ya da o günkü kur üzerinden hesaplanacak döviz ile yapılacağını düzenleyen 62. maddesine uygun olarak düzenlenen sözleşme uyarınca dövizli işlemlerde işlemin gerçekleştiği günün döviz kurunun esasa alınması gerektiği, sözleşmenin ön ödeme başlığı altındaki son paragrafında konaklama hizmet bedelinin, otele giriş tarihindeki TCMB döviz alış kuru üzerinden hesaplama yapılacağına ilişkin hüküm uyarınca davalı ödemelerinin grubun otele giriş tarihindeki TCMB kuru üzerinden hesaplanması gerektiği, davacının fatura düzenleme tarihinin döviz kurunu esas alarak düzenlediği fatura bedeli isteminin haklı bulunmadığı, davacı tarafça fatura edilen konaklama tutarlarına ilişkin rezervasyonlarının davalı tarafça yapıldığının davalı tarafından kanıtlanamadığından ve yine odalarda yapılan ekstra harcamalar ve telefon görüşme bedellerinin sektördeki teamüllere göre aksi sözleşmede belirtilmediği sürece konaklayandan tahsil edileceği, sözleşmede de ekstra harcamaların harcamayı yapanlarca ödeneceğine ilişkin hüküm bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 18/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy