MAHKEMESİ:TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 31.10.2013 tarih ve 2012/339-2013/477 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkil şirketin, 20.2.1997 tarihinde ...'de kurulduğunu, mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, ... Ticaret Sicil Memurluğu'na 20425 sicil numarasıyla kayıtlı olduğunu, son zamanlarda gelen şikayetler üzerine müvekkilince yapılan araştırmalarda davalı şirketin ...'da “NİL MOBİLYA” ibareli ticaret unvanını kullanarak aynı sektörde iş yaptığının tespit edildiğini, ... Ticaret Sicil Memurluğu'na 386594 sicil numarası ile kayıtlı bulunan davalı şirketin, 31.12.1997 tarihinde tescil edildiğini, 14.10.1998 tarihinde unvan değişikliği yaparak “Nil Mobilya Dekorasyon İnşaat Dış Ticaret Limited Şirketi” unvanını kullanmaya başladığını, davalı şirketin bu kullanımının yasal olarak koruma altında bulunan müvekkil şirketin unvanına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğini ileri sürerek davalı şirketin davacıya ait “NİL MOBİLYA” ibareli ticaret unvanını haksız kullandığının tespitine, haksız kullanımın men'ine ve haksız rekabetin önlenilmesine, haksız kullanılan ticaret unvanının ticaret sicilinden terkinine ve kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; müvekkil şirketin, dava konusu unvanı fiilen 31.12.1997 tarihinden beri kullandığını, dava konusu ticaret unvanının 14.10.1998 tarihinde tescil edildiğini, her iki şirketin 2007 yılında CNR fuarına katıldığını, davacının dava açılana kadar unvanın kullanımına sessiz kaldığını, bu nedenle davada zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkil şirketin iyiniyetli kullanımına sessiz kalan davalının dava açmakta kötüniyetli olduğunu, her iki tarafın sektör olarak aynı alanda faaliyet göstermesine karşın müşteri kitleleri ve ürün çeşitlerinin farklılık gösterdiğini, müvekkilinin yıllardır yapmış olduğu yatırımlarla unvanını bir ticari değer haline getirip markalaştırdığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalının ticaret unvanındaki çekirdek unsur “NİL MOBİLYA” ibaresinin, davacının ticaret unvanındaki çekirdek unsur
“NİL MOBİLYA” ibaresi ile aynı olduğu, ticaret unvanlarında yer alan diğer ibarelerin ayırt edicilik unsuru sağlamadıkları, her iki şirketin aynı iş kolunda faaliyette bulundukları, bu nedenle davalının ticaret unvanının TTK'nın 52. maddesi çerçevesinde haksız kullanım olduğu sonucuna varılsa da dava konusu unvanın 1998 yılından beri kullanıldığı, tarafların birlikte çeşitli fuarlara katıldıkları ve birbirlerinden haberdar oldukları, davacının dava tarihine kadar davalının kullanımına sessiz kaldığı, haksız kullanımın bilinebilecek durumda bulunmasının yeterli olduğu, davanın TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı çerçevesinde açılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 14.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.