MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada verilen 17.11.2011 gün ve 2011/16-2011/103 sayılı kararı onayan Daire’nin 01.11.2013 gün sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, dava müvekkili şirkete ait aracın zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle kasko sigorta poliçesinin düzenlenmesi amacıyla gereken işlemlerin yapılması için davalı bankaya 09.10.2007 tarihinde faks ile talimat gönderildiğini, 12.10.2007 tarihinde müvekkiline ait aracın tek taraflı kaza yaptığını, kazanın ihbarının ardından yapılan inceleme sonucunda kasko sigorta poliçesinin bulunmaması nedeniyle hasar miktarının ödenmediğini, oysa davalı bankaya verilen talimat üzerine 09.10.2007 başlangıç tarihli sigorta poliçesinin düzenlenmiş olduğunu, sigorta poliçesini tanzim eden açtıkları davanın reddine karar verildiğini, meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, bunun yanında müvekkilinin kaza nedeniyle aracından mahrum kalarak bu konuda masraflar da yapmış olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle araçtaki hasar bedeline yönelik olarak şimdilik 10.000 TL ile yoksun kalınan kâr olarak şimdilik 1.000 TL’nin 12.10.2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 20.07.2011 tarihli ıslah dilekçesiyle talebini 34.000 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/1468 Esas, 2013/19404 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak gelir kaydedilmesine, 28.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy