MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada .... Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/05/2013 tarih ve 2011/432-2013/494 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili .... Bankası A.Ş. Karabük Şubesi'nden taksitli ticari kredi kullanığını, davacı şirket bir kısmını ödemeyemediğini, daha sonra davalı bankaya gidip kalanı kapatmak istediğinde 135.000 TL hesap çıkarılarak müvekkili şirketten tahsil edildiğini, ancak bu miktar içinde ''tahakkuk etmeyen'' adı altında tahsil edilen 7.049,15 TL'nin de bulunduğunu, bu tahsilatın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.049,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacı tarafından davalı bankaya 1108,80TL fazla ödemenin yapıldığı gerekçesi ile davanın ksımen kabulü ile 1.108,80 TL' nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının sair taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Kararı taraf vekilleri temyiz etmiştir.
(1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
(2) HUMK’nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2'nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2013 yılı itibariyle 1.820,00 TL'yi geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar, 11.11.2013 hüküm tarihi itibariyle kesindir.
Somut olayda, davacı 7.049,15 TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.108,80 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş olup, kabul edilen miktarın 03.05.2013 hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davalı vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin, bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 51,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı bankadan alınmasına, 04/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.