MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/11/2013 tarih ve 2013/158-2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in müvekkili Dilek ile birlikte dava dışı 3. kişi ....'ın ...T.İş Bankası Şubesinden kullandığı 27/09/2006 tarihli Genel Nakdi ve Gayri Nakdi Kredi Sözleşmesine kefil olduğunu, bu kredi borcunun ödenmemesi üzerine asıl borçlu ve kefiller aleyhine bankaca ...İcra Müdürlüğü'nün 2011/1214 E. sayılı takip dosyasıyla takip başlatıldığını, davalının kefaletinin 49.000,00 TL olduğunu, haciz baskısı nedeni ile devlet memuru olan müvekkilinin ödeme emrinin tebliğinden sonra 05/08/2011 tarihinde 29.500,00 TL ödeyerek borcu kapattığını; ancak davalı kefilin kendi payına düşen miktarı müvekkiline ödemediğini, ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.200 TL alacağın icra takip tarihinden itibaren hesaplanacak faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile toplam 7.813 TL'nin tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kefalet miktarının 35.000,00 TL olduğunu, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kefalet nedeni ile ödenmek durumunda kalınan borcun rücu ilişkisine dayanılarak, kefalet limitiyle orantılı olarak diğer kefillerden davalı ...'den alınması talepli alacak davası olduğu, 6098 sayılı Borçlar Yasası'nın 598 (eski 492 ) ve 596 (eski 496 ) maddeleri gereğince; hangi sebeple olursa olsun, asıl borç sona erdiğinde kefilin de borcundan kurtulacağı, kefilin ifada bulunduğu (ödediği) ölçüde (oranda) alacaklının haklarına halef olacağı, gerekçesi ile davanın kabulüne, 7.813,00 TL alacağın ıslah tarihi olan 06/09/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 100,40 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 30.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy