MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2012/685-2013/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkilinin servis taşımacılığı işi yaptığını, davalı ile 09.02.2012 tarihli 01.02.2012-28.02.2013 tarihleri arasında geçerli personel servisi taşıma sözleşmesi, 11.09.2012 tarihli 01.09.2010-30.06.2013 tarihleri arasında geçerli öğrenci servisi taşıma sözleşmesi imzaladıklarını, davalı tarafın sözleşmelerdeki yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ... 2. Noterliği aracılığıyla 14.11.2012 tarih 38676 yevmiye nolu ihtarname ile davalıya sözleşmede belirlenen yükümlülüklerini yerine getirmesinin ihtar edildiğini, davalının buna rağmen sözleşmeye uymadığını, her iki sözleşmede davalının sözleşme gereğince taşıma işini yapmaması halinde hiçbir ihbar ve ihtara gerek kalmadan 20.000.00 TL cezai şartın ödeneceğinin kararlaştırıldığını ileri sürerek 40.000.00 TL alacağın 14.11.2012 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 07.02.2013 tarihli dilekçe ile karşı davada talep edilen alacağı kabul ettiklerini belirtip TBK 139. maddesi gereğince alacağın müvekkil firma alacağından takas ve mahsubuna karar verilmesini istemiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, müvekkilinin 30.10.2012 tarihinde 2006 model aracını 2012 model başka bir araçla değiştirdiğini, bu nedenle davacı şirket yetkilileriyle görüşerek taşıma ücretinin yükseltilmesini istediğini, ancak davacı şirket ile fiyatta anlaşamadıklarını, süregelen adetler uyarınca makul bir süre öncesinde haber verilmek kaydıyla işin bırakılabileceğini, müvekkilinin öncesinde bildirimde bulunarak 14.11.2012 tarihinde sabah servisini yaparak işi bıraktığını, davacının dayanak yaptığı sözleşmenin davacı şirket tarafından tek taraflı hazırlandığını, sözleşmelerdeki cezai şartın genel işlem koşulu niteliğinde bulunduğunu, bu nedenle geçersiz sayılmasının gerektiğini savunarak asıl davanın reddini talep etmiş, yaptığı taşıma işi nedeniyle davacıdan bakiye 4392.19 TL faturaya dayalı alacağının bulunduğunu ileri sürerek bu alacağın yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
.Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında akdedilen personel servisi ve öğrenci servisi taşıma işine ilişkin iki adet sözleşmenin bulunduğu, davalı-karşı davacının sözleşme gereğince yükümlülüklerini yerine getirmeyip işi bıraktığı, her iki sözleşmenin 5. maddeleri uyarınca sözleşme hükümlerine aykırı olarak işin yapılmaması veya bırakılması halinde 20.000.00 TL cezai şartın ödeneceğinin davalı-karşı davacı tarafından kabul edildiği, davalı-karşı davacının sözleşmeye rağmen işi bırakması nedeniyle cezai şartları ödemesinin gerektiği, karşı davanın davacı-karşı davalı tarafından kabul edildiği gerekçesiyle asıl dava nediniyle 40.000.00 TL alacağın 17.11.2012 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı-karşı davacıdan tahsiline, karşı davada alacağın kabul edilmesi nedeniyle 4392.19 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı-karşı davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı-karşı davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.049,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı-karşı davacıdan alınmasına, 14/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy