Taraflar arasında görülen davada erilen 12.11.2013 tarih ve 2012/634-2013/507 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Mahkemesi tarafından verilen 26.02.2010 tarih ve 016 O 609/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, bu kararın tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı şirket vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar dava dilekçesinde yabancı mahkeme ilamının davalı ...ye 28.01.2011 tarihinde tebliğ edildiği bildirilmiş ise de davalı vekili tarafından sunulan belgelere göre yabancı mahkeme kararının aracılığıyla tebliğ tarihinden itibaren temyiz için başvurulduğu, yabancı mahkeme kararın 01.03.2010 tarihinde postaya verilmek suretiyle tebliğ edildiği, kararın kesinleştiği, 28.01.2011 tarihindeki adli yardımlaşma yoluyla yapılan tebliğin davalıya yeni bir hak bahşetmeyeceği gerekçesiyle davalı şirketin temyiz isteminin reddedildiği, bu durumda yabancı mahkeme ilamının adi posta yoluyla tebliğ tarihi dikkate alınarak kesinleştirildiği, yabancı mahkeme ilamının davalı şirket yönünden uyarınca kesinleştirilmediği, davalı ... tarafından yabancı mahkeme ilamının tebliğine ilişkin bir itiraz bulunmadığı anlaşıldığından ... yönünden yabancı mahkeme ilamının usulüne uygun kesinleştiğinin kabul edildiği gerekçesiyle, davalı şirket yönünden davanın reddine, davalı ... yönünden dava konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 10.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy