MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 06.03.2013 tarih ve 2012/216-2013/104 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacı ...'ın babası ve diğer davacı ...'ın kayınbabası ... Yılmaz’ın 08.03.2006 tarihinde Münih’te vefat ettiğini, cenaze ile birlikte Türkiye'ye gelmek için davalı şirketten ... aktarmalı Münih-... bileti aldıklarını, bu bilette belirtilen varış saatine göre cenazenin nakledileceği Reşadiye'ye ulaşım için otobüs ve ambulans tuttuklarını, Münih'ten kalkan uçağın gecikmeli olarak ...'a saat 23.30'da vardığını, ...-... uçağı henüz kalkmadığı halde müvekkillerinin bu uçağa alınmadıklarını, davalı şirket personelinin davacıların içinde bulundukları duruma ve cenazelerine saygılı davranmadığını, davacıların yanlarındaki cenaze ile birlikte otobüsle Reşadiye'ye gitmek zorunda kaldıklarını, davalı şirketin kusurlu davranışı ile davacıların seyahat özgürlüğüne ve kişilik haklarına saldırıda bulunduğunu belirterek, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000,00 TL manevi tazminatın 08.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin uçuş süresi içindeki gecikmelerden dolayı sorumluluğunun bulunmadığını, gecikmenin taşıyıcının kontrolü dışında hava şartları sebebiyle uçağın Münih havaalanından kalkışının gecikmesinden kaynaklandığını, manevi tazminatın koşullarının somut olayda gerçekleşmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların, davalı şirkete ait Münih–... uçağının 17.25 kalkış saati yerine 18.22'de uçuşa başlaması sonucu ...–... arasındaki 23.45 saatli uçağa yetişemedikleri, 23.30 sıralarında ...’a varılsa da 23.45 kalkış saatli uçağın uçuşunun ertelenmesinin teknik olarak mümkün bulunmaması ve olağan kontroller nedeniyle aradaki sürenin de yeterli olmaması nedeniyle 23.45 uçağına binemedikleri, davalı şirketin konaklama ve sabah en erken uçuşta yer tahsisi tekliflerinin ise kabul edilmediği, davacıların
aynı gece kendi imkânları ile ...’ya karayolu ile hareket etkileri, ... makamlarından alınmış teknik belgede “uçuş günü iniş pistlerinin kar yağışı nedeniyle iki kez (15.30–21,15; 16,30-21,15) kar küreme ve buz çözme için kapatıldığı, hava şartları nedeniyle EDDM’ye göre uçuşlar ... Uçuş Güvenliği (DFS) tarafından düzenlenmiştir.” açıklamasının yer aldığı, “uçuşların”da hava koşulları nedeniyle ... Uçuş Güvenliği tarafından düzenlendiği göz önünde bulundurulduğunda anılan belgenin aynı zamanda uçuşları da kapsadığı, bu durumda Münih Havaalanı'ndaki yaklaşık 45 dakikalık gecikmenin hava koşulları sonucu yerel havalimanı yetkililerinin inisiyatifi ile gerçekleştiği, öte yandan iniş pistlerinin havacılıktaki öncelikli hali gözetildiğinde (öncelikle havadaki uçağın inişi esastır) teknik bilginin iniş pistleri yönünden açıklama yapmasının normal olduğu, ayrıca aynı havalimanındaki uçuş pistlerinin kötü hava koşullarından etkilenmemesinin de mümkün olmadığı, Münih Havalimanı'ndaki gecikmeden davalı şirketin sorumlu olmaması nedeniyle, ...-... arasındaki gecikmeden de sorumlu tutulamayacağı, davalının davacıların gecikmeden en az etkilenmeleri için konaklama ve erken uçuş teklifi de yaptığını, bu itibarla davalının rötardan sorumlu olmamakla birlikte müşterilerinin şikayetlerini azaltmak için alternatif teklifler sunmak sureti ile üzerine düşen edimleri tamamladığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy