Taraflar arasında görülen davada verilen 07/11/2012 gün ve 2012/38-2012/385 sayılı kararı bozan Daire’nin 31/10/2013 gün ve 2013/2549-2013/19330 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın döviz hesabı açtırarak 93.051,79 yatırdığını, davalı bankanın ile aynı köylü olmaları nedeniyle tanıştıklarını, bu kişinin tayininin çıktığını, hesabını oraya aktarırsa faiz oranlarındaki değişiklikleri daha iyi takip edeceğini, daha iyi nemalandıracağını söylemesi üzerine Noterliği’nce düzenlenen 30.07.2001 tarih 0822 nolu özel vekaletname ile Şubesi’nde bulunan döviz hesabını nakletme yetkisi verdiğini, hesabı e aktararak 09.08.2001 tarihinde müvekkili adına döviz hesabı açtığını, yurtdışına gittikten sonra hesaptan hiç para çekmediğini, 2005 yılında dönüp para çekmek istediğinde hesabın aktarıldığının söylendiğini ve müvekkiline verilen hesap ekstresine göre tüm paranın çekilmiş olduğunu gördüğünü, davalı bankanın adam çalıştıran sıfatıyla müvekkilinin zararından sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece,davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
Davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, 18/03/2014 tarihinde oybirliğinde karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy