MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22/10/2013 tarih ve 2013/83-2013/61 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2006 tarihinden itibaren ...'de adına tescilli ticaret unvanı ile faaliyet gösterdiğini ve aynı zamanda “ST” kısaltmasını kullandığı marka tescillerinin bulunduğunu, müvekkilinin unvanının davalıdan çok önce tescil edildiğini, davalının bir süredir “ST Otomotiv” unvanını kullanarak reklam verdiğini, iş yerindeki tabelalarda ve antetli yazışmalarda “ST” ibaresinin kullanıldığını ve internet ortamında bu isimle faaliyet gösterdiğinin tespit edildiğini, davalıya ait birçok kargo ya da hukuki ve idari yazışmanın müvekkiline gönderildiğini, bu nedenle davalıya haksız müdahalenin giderilmesi için ihtarname gönderildiğini, davalının bu durumu düzelteceğini bildirmesine rağmen müdahalenin son bulmadığını, tarafların ticari unvanlarının iltibas oluşturduğunu ve bu iltibasın başlıca kaynağının “ST” ibaresi olduğunu, müvekkilinin tescilli unvanını haksız olarak kullanılmasının hem 3. kişiler nezdinde yanlış bir kanaat oluşturduğunu hem de müvekkili aleyhine haksız rekabet ve müvekkilinin ticaret unvanına müdahale teşkil ettiğini ileri sürerek, haksız tecavüz ve müdahalenin kaldırılmasına, haksız kullanılan davalı ticaret unvanının kanuna uygun bir şekilde değiştirilmesine, tazminat taleplerinin saklı tutulmasına ve hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tarafların ticaret unvanlarının aynı olmayıp, iltibas oluşturmadığını, aynı zamanda faaliyet alanları ile adreslerinin de farklı olduğunu, müvekkilinin şirketin kurucusu olan ... Topalak ismini ticaret unvanında kullanabileceğini, bu nedenle davacı şirket unvanına herhangi bir müdahale ve tecavüzün söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi ve tüm dosya kapsamına göre, yanlış giden postalar, davacı ve davalı firmanın iş yerlerinin ...'nin aynı bölgesinde, yakın sayılabilecek bir mesafede bulunması göz önünde bulundurulduğunda, davalının "ST" ibaresini kullanmasının ortalama zeka ve dikkate sahip tüketicide iltibasa ve iki şirket arasında bağlantı olabileceği konusunda bir düşüncenin oluşmasına sebep olacağından, davacıdan sonra kurulup tescil edilen davalı şirketin unvanında yer alan "ST" ibaresini kullanmasının davacının ticaret unvanından kaynaklanan kullanım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kabulüne ve davacı şirketin tescilli unvanına yapılan tecavüzün önlenmesine, davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "ST" ibaresini kullanmaktan men'ine ve terkinine, davacının tazminat talep hakkının saklı tutulmasına, hükmün ulusal ve yerel gazetede ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy