MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/11/2013 tarih ve 2011/365-2013/589 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2000/04524 sayılı "..." markasına dayanarak müvekkilinin 2005/27... sayılı "NUTRA..." ibareli markasının hükümsüzlüğü için dava açtığını, ancak dayanak markanın tescilinden itibaren davalı yanca kullanılmadığını ileri sürerek anılan markanın 5 yılı aşkın süredir kullanılmaması nedeniyle hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, aynı markanın aynı sebeple hükümsüzlüğü talepli davanın derdest olduğunu, dava konusu markanın tescil edildiği tüm emtialarda kullanıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, yapılan araştırmada "..." markasının kullanıldığı malların tespit edildiği, bunların 09/07/2007 tarihinde 40 koli 200,85 TL değerinde kraker olarak, 12/07/2007 tarihinde 90 koli olmak üzere 612,36 TL değerinde kek adı altında, 09/07/2007 tarihinde 1920 paket 36,36 TL tutarında kraker olarak üretildiği, toplam miktarın 849,57 TL olduğu, bütün bu rakamların yanı sıra son kullanma tarihi 07/2008 olan ...Vanilya Aromalı Kek ambalajı, son kullanma tarihleri olmayan birer adet ......ambalajı, ...Kraker ambalajı ve ...Gofret ambalajı elde edilebildiği, bütün bunların toplamda davalı şirketin üretim büyüklüğü, üretim kapasitesi, satış yeteneği, mutat satış rakamları nazara alındığında markayı kullandığına işaret eder derecede büyüklükte ve yeterlilikte olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davalı adına tescilli 2000/04524 nolu "..." ibareli markanın tescil kapsamındaki tüm mallar yönünden kullanılmama nedeni ile hükümsüzlüğüne, markanın sicilden terkinine, kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak dava, kullanılmama nedeniyle marka hükümsüzlüğü istemine ilişkin olup mahkemece, dava konusu markanın hükümsüzlüğü yanında kararın 556 sayılı KHK’nin 72 inci maddesi gereğince ...'de yayınlanan bir gazetede ve Türkiye'de yayınlanan tirajı yüzbinin üzerindeki bir gazetede birer kez ilanına karar verilmiştir. Ancak dava hükümsüzlük davası olduğundan, kararın ilanına karar verilmesi hatalı olmuşsa da, yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden davalı yararına düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 3 üncü paragrafının tümüyle hükümden çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş işbu şekli ile ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.