MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07/11/2013 tarih ve 2013/346-2013/695 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankadan dört adet kredi kullandığını, 09.04.2013 tarihinde kullanmış olduğu kredileri erken ödeme yoluyla kapattığını, davalı bankanın erken ödeme nedeniyle kredi sözleşmesinde yer alan hüküm uyarınca faiz, komisyon, masraf, BSMV adı altında toplamda 73706.95 TL haksız tahsilat yaptığını, haksız tahsil edilen ve ne kadar tahsil edilip edilmemesi gerektiği bilinmeyen tahsilatlar nedeniyle belirsiz alacak davası açtıklarını ileri sürerek 5000.00 TL'nin kesinti tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacıdan tahsil edilen meblağın belirli olduğunu, davacının bu nedenle belirsiz alacak davası açmada hukuki yararının bulunmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, yapılan tahsilatların taraflar arasında akdedilen ticari kredi sözleşmesinde yer alan hükümler doğrultusunda olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davacının taraflar arasında akdedilen genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcun erken ödeme nedeniyle kapatılması nedeniyle davalı banka aleyhine belirsiz alacak davası açtığı, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının yahut değerinin tam ve kesin olarak belirlenemeyecek olduğu hallerde belirsiz alacak davası açılabileceği, davacının dava dilekçesinde açıkça erken ödeme nedeniyle kendisilen tahsil edilen miktarın 73706.95 TL olduğunu belirttiği, bu halde alacak miktarının belirlenebilir olması nedeniyle belirsiz alacak davası açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığı, hukuki yararın dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve mahkemece dava belirsiz alacak davası olarak nitelendirilmiş ise de mahiyeti itibariyle HMK'nın 109. maddesinde hükme bağlanan kısmi dava niteliğinde bulunmasına, davacıdan erken ödeme nedeniyle yapılan kesintilerin toplam miktarı belirgin olduğundan aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca kısmi dava açamayacak olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy