MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada verilen 21/11/2012 gün ve 2011/478-2012/510 sayılı kararı bozan Daire’nin 21/11/2013 gün ve 2013/5786-2013/21069 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ait 225 hisseyi devraldığını, devrin pay defterine işlendiğini, bu işlemlerden sonra müvekkili hisselerinin davalı nezdinde adına tescilli olduğunu öğrendiklerini, davalı, müvekkilinin ortaklık tescilinin yapılması yönündeki talebi reddetmiş ise de, gerekçe gösterilen tescilin sahte ortaklar kurulu kararı ve yine sahte pay defterine dayandığını, bu nedenle gerçek durumu yansıtmadığını ileri sürerek, Ticaret Sicili Tüzüğü'nün 41 ve 44. maddeleri uyarınca işlem yapılmasının sağlanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur
Fer'i müdahiller vekili, karar ve pay defterinin noterden tasdikli olmasının işlem için yeterli olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan tescilin yolsuz ve sahte belgelere dayalı olduğu, davalının terkin talebini reddettiği, ancak tescilin şirketteki gerçek pay durumunu yansıtmadığı, Ticaret Sicil Tüzüğü'nün 10. maddesine göre sicile kayıt düşürüldükten sonra anlaşılan yanlışlıkların yeni bir kayıt tesisiyle düzeltilebileceği, tescil talebi üzerine gerçeğe aykırılıkla karşılaşıldığında Mülga 6762 Sayılı TTK'nın 35. maddesindeki düzenlemeye göre işlem yapılması gerektiği, sicil memurunun görevlerini yerine getirmeden red kararı verdiği gerekçesiyle, davanın kabulüne dair verilen karar davalı vekili ve feri müdahiller vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 21/11/2013 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, alınması gereken 52,40 TL karar düzeltme harcı peşin ödenmiş olduğundan yeniden alınmasına yer olmadığına, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca, takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 20/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy