MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... ... 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 28/11/2013 tarih ve 2013/895-2013/373 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, dava dışı ... Dış Tic. A....nin müvekkili müşterisi olup, şirkete 15.04.2005 tarihli ve 200.000 USD miktarlı genel kredi sözleşmesine istinaden üretim desteği şeklinde kredi kullandırıldığı, davalılar ...n yönetim kurulu üyeleri olup sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaları olduğu, diğer davalı ...’in ise firmanın finansman müdürü olup yapılan işlemlerde bu davalı ile muhatap olunduğu, 2005 yılı Kasım ayından itibaren geri ödemeler aksayınca hesap katedilerek firmaya ve kefillerine ihtarname keşide edilmesi üzerine imzaların inkar edildiğini, teminat ve kredi geri ödemelerinde kullanılmak amacıyla şirketinn dava dışı ...Havacılık A.Ş. nezdinde mevcudiyeti bildirilen ve bankaya 16.05.2005 tarihinde temlik edilen 500.000 TL alacağının sadece 25.072,06 TL olduğunun anlaşıldığını ve şirket teyid belgesinde sahtecilik yapıldığını, kredi borcunun ödenmesi amacıyla alınan 05.05.2005 tanzim 17.11.2005 vade tarihli 125.000 TL meblağlı bonoda imzaları bulunan avalist ...’in imzalarının bu kişilere ait olmadığının tespit edildiğini, verilen çeklerin de karşılıksız çıktığını, sonuçta ortaya çıkan sahtecilik ve temlik olunan alacakla ilgili naylon faturalar nedeniyle müvekkilin gecikme, masraf ve diğer feri alacakları hariç 149.385,77 TL zarara uğradığı, davalılar ...’in TTK 336 ve 346. maddeleri, davalı ...'in müdür sıfatıyla TTK 342. maddesi uyarınca müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları gerekçesiyle, şimdilik 10.000 TL, 14.05.2008 tarihinde harçlandırılan ıslah dilekçesiyle 32.784,42 TL’nin davalı ... ve Sami için kat ihtarnamesinde verilen mehil tarihi, davalı ... için dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, sahteciliğe dayalı davalar sebebiyle şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, adına atılan sahte imzalar nedeniyle sorumlu olamayacağını, sadece alınan krediden haberdar olunmasının sorumluluk getirmeyeceğini, zarar tarihi olarak belirtilen 21.11.2005 tarihinde müvekkilinin şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin bir dönem muhasebe ile ilgilenmiş çalışan olduğunu, kendisine husumet yönetilemeyeceğini, kredi sözleşmesinde, senet ve belgelerde imzası bulunmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ..., davaya cevap vermemiştir
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairemizin 21.05.2012 tarih, 2011/1066 E. 2012/8427 K. sayılı ilamı ile bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın TTK’nın 309. maddesi uyarınca açılmış bulunan tazminat davası olduğu, davacı tarafça, davalıların şirketi iyi idare etmemesi ve özel hükümlere aykırı davranmaları nedeniyle şirketten olan kredi alacağının tahsil edilemediği ileri sürülerek davalılara husumet yöneltildiği, dava konusu zararın doğrudan doğruya zarar olmayıp, dolaylı zarar olduğu, bu durumda TTK’nın 309. maddesine göre dava edilen tazminatın şirkete ödenmesi talebiyle dava açılması gerektiği, ancak davacı tarafça tazminatın kendisine ödenmesinin talep ediliği gerekçesiyle davalılardan ... yönünden bozma ilamı öncesinde verilen karar kesinleşmiş olmakla bu davalı yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, davalılar ... ve ... yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 27/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy