Taraflar arasında görülen davada kemesi’nce verilen 20.10.2011 gün ve 2010/136-2011/263 sayılı kararı onayan Daire’nin 16.09.2013 gün ve yılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin ” ibareli markalarının bulunduğunu, markasının müvekkilleri şirketin kurucu ortağı olan minin her kelimenin ilk hecesinden oluşması nedeniyle özgün olduğunu, 1994 yılından bu yana 8 mağaza ile müşterilerine hizmet verdiklerini, Türkiye çapında tanınmış ve güvenilen bir marka olduklarını, davalı tarafından müvekkiline ait bu tanınmışlıktan haksız olarak faydalanarak iltibasa yol açıldığını, ileri sürerek müvekkili şirketin marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüz ile haksız rekabetin tespitine ve önlenmesine, davalı şirketçe kullanılaernet alan adının kapatılmasına ve davalı şirketin ticaret unvanında yer alanaresinin sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin 16.09.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, HUMK'nın 438/1. maddesi uyarınca duruşma yapma zorunluluğu bulunmamasına ve aynı maddenin 3. bendi uyarınca da resen duruşma yapılmasına karar verilmemiş olmasına, davacı adına tescilli bulunan 178081 nolu marka dava tarihinden önce hükümsüz kalmış ise de 556 sayılı KHK'nın 8/son maddesi kapsamında önceki tescilli marka üzerindeki hakkın, tescilin sona ermesinden itibaren 2 yıl müddetle devam etmesine ve bu süre içerisinde davacının "aresini marka olarak yeniden adına tescil ettirmesi nedeni ile tanınmışlıktan kaynaklanan 556 sayılı KHK'nın 8/4. maddesindeki genişletilmiş korumadan yararlanacak olmasına, her ne kadar tescilli unvanın kullanılması haksız rekabet oluşturmaz ise de davalının ayrıca bu ibareyi tescilsiz biçimde markasal kullanımının mülga 6762 sayılı56 vd. maddeleri çerçevesinde haksız rekabete yol açmasına göre, davalı vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
.../...
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK'nun 442.maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak elir kaydedilmesine, 07.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy