MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Hasımsız olarak görülen davada ... ... 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05/12/2013 tarih ve 2013/199-2013/406 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin adresinde 01/03/2013 tarihinde hırsızlık olayı yaşandığını, polise haber verildiğini, iş yerinden bir kısım aletler ile faturaların ve defterlerin çalındığını, bu durumun polislerce tutanak altına alındığını ileri sürerek, 2010,2011,2012 ve 2013 yıllarına ait yevmiye, envanter ve defteri kebir ile 93970-94100 sayısı arasındaki faturaların zayi olduğuna yönelik belge verilmesini, birleşen davada da, 113923-114050 noları arasındaki boş faturaların da çalındığını ileri sürerek, zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davacı şirketler hakkında sahte belge düzenleme - kullanma gerekçesi ile defterler üzerinde inceleme yapılmaya karar verildiği, defter isteme yazısının birleşen dosya davacısına 26/02/2013 tarihinde, dosyamız davacısı şirkete ise yine 26/02/2013 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği, 01/03/2013 tarihinde ise her iki davacı şirketin merkezinde hırsızlık yapılarak defterlerin çalındığı konusunda Zabıtaya müracaatta bulunulduğu, ancak ilgililer parmak izi çalışması yapılmasını istemedikleri, her iki şirketin sahte belge düzenleme ve kullanma gerekçesi ile soruşturma başlatıldıktan ve defterlerin isteme yazısının tebliğ olan 26/02/2013 tarihinden sonra hırsızlık olayı ortaya çıktığından mahkememizce inandırıcı bulunmadığı, kaldı ki olay mahallinde bulunan Dursun Bilgili parmak izi çalışması yapılmasını istemediğini açıkça beyan ederek tutanağa geçirttiği, defterlerin incelemeden kaçırılmak amacıyla bu yola tevessül edildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 29/05/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy