MAHKEMESİ: FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2013 tarih ve 2013/159-2013/81 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi İzzet Başara tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı adına TPE nezdinde 35, 37, 39, 40, 41, 42, 43, 44 ve 45. sınıflarda tescilli bulunan 2000/01849 nolu "şekil+doğuş" ibareli markanın davalı tarafından inşaat hizmetleri emtiası ve alt grupları yönünden kullanılmadığını ileri sürerek, anılan markanın 556 sayılı KHK'nın 14, 42/1-c maddeleri uyarınca kullanmama nedeni ile hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin, dava konusu markayı tescilden önce ve tescilden bu zamana kadar ticari faaliyetlerinde ciddi şekilde kullandığını, davacının uzun süre sessiz kalarak hak kaybına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının, TPE nezdinde 2000/01849 tescil nolu ve 07.02.2000 tarihinde ilk defa sicile kayıt edilen ve 07.02.2010 tarihinden itibaren yenilenen "doğuş+şekil" markasının, tescil edildiği inşaat hizmetleri emtiası ve alt grupları yönünden ciddi biçimde kullanılmadığı, davacının, 556 sayılı KHK'nın 43. maddesi kapsamında zarar gören kişi olarak aktif dava ehliyetinin bulunduğu, davanın süresinde açıldığı, belirtilen emtialar yönünden hükümsüzlük davası açmakta hukuki menfaatinin bulunduğu gerekçesiyle, 556 sayılı KHK'nin 14, 42/1-c maddeleri uyarınca dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 23.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.