MAHKEMESİ : FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/10/2013 tarih ve 24/10/2013 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tescilli .... markası ile sıvılaştırılmış petrol gazını abonelerine bayiileri aracılığıyla satarak faaliyette bulunduğunu, bayiileri dışında hiç bir gerçek ya da tüzel kişinin .... markasını ihtiva eden tüpleri işyerinde tutamayacağını, jandarma komutanlığının 846 adet preslenmiş tüpü ... plakalı kamyonda ele geçirdiğini, davalılardan ...'in bu tüpleri piyasadan toplayarak preslediğini ve satmak üzere davalı ...'ın aracı ile gönderdiğini beyan ettiğini, davalıların bu şekilde haksız rekabet ve marka hakkına tecavüz fiilini gerçekleştirdiklerini ileri sürerek davalı eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ini, tüplerin imhasını, kararın ilanını, 229.400,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili ...'un diğer müvekkilinin talimatı doğrultusunda boş ve preslenmiş tüplerin taşımasını yaptığından husumete ehil bulunmadığını, müvekkillerinin LPG dolumu yapmadıklarını, markayı kullanmadıklarını, müvekkili Durmuş'un sadece ticari ömrünü tamamlamış tüpleri hurdacılara pazarladığını, haksız rekabet şartlarının gerçekleşmediğini, marka tecavüzünün de oluşmadığını, tüpü iade etmeyen tüketicinin bedelini ödeyeceğinden davacının maddi bir zararının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davalı ... tarafından toplanıp, nakledilen 846 tüpün ekonomik ömürlerini tamamlayıp tamamlamadıklarının belirlenemediği, raporlara göre bu tüplerin boş ve preslenmiş biçimde olduğu, bütün tüplerin yeni ve dolayısıyla kullanılabilir oldukları kesin olarak bilinemeyeceğinden tespit edilen toplam tüp bedelinden %25 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasının uygun bulunduğu, tüpleri taşıyan kamyon sahibi ...'un sorumluluğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davalı ...’in davacıya ait marka ve logoları taşıyan tüpleri toplayıp, preslenmiş vaziyette nakletmesi eyleminin haksız
rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin önlenmesine, 15.703,00 TL maddi tazminatın 01.02.2008’den itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalı ...’den tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Ancak, davacı her iki davalının eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin tespiti ile men'ini ve 229.400,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş olup mahkemece davalı ... hakkındaki dava reddedilmiş, davalı ... yönünden ise haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine karar verilmiş, maddi tazminat talebi de kısmen kabul edilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2'inci maddesinde "müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunacağı" düzenlenmiştir. Bu durumda davanın ret sebebi ayrı olan davalı ... lehine reddedilen haksız rekabetin tespiti ve meni talebi yönünden maktu, ayrıca maddi tazminat talebinin reddi nedeniyle de diğer davalı ...'den bağımsız şekilde nispi vekalet ücreti tayin edilmemesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK’nın 438/7 maddesi uyarınca davalılar yararına düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hüküm fıkrasının 9'uncu paragrafının tümüyle hükümden çıkarılarak yerine "davalılar kendini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat üzerinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 17.271,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ...'e, davalı ... yönünden tümüyle reddedilen maddi tazminat talebi üzerinden hesaplanan 18.214,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a, davalı ... yönünden reddedilen haksız rekabetin tespiti ile meni talebi nedeniyle de 1.980,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine" ibaresinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 02/06/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy