MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.11.2013 tarih ve 2012/375-2013/570 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava, 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK'nın 3156 sayılı Kanun ile değişik 438/1 maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yıllardır "Trabzonlular" isimli marka ile züccaciye ürünleri satan 3 adet iş yeri işlettiğini, markasını 2011/42022 numarası ile tescil ettirdiğini, davalının züccaciye ürünleri satan iki adet işyerinde "... Trabzonlular" şeklindeki tabelayı kullanmak suretiyle müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün önlenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin eskiye dayalı kullanımının söz konusu olduğunu, davacının müvekkiline devrettiği mağazaya ilişkin tanzim edilen faturada da "... Trabzonlular" ibaresini kullandığını, 15.03.2011 tarihinde de bu isimle Esnaf ve Sanatkarlar siciline kayıt yaptırdığını, müvekkilinin 2012/59284 sayılı marka başvurusunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalının 15.03.2011 tarihinde Esnaf ve Sanatkarlar siciline ... adı ile ve "Trabzonlular Züccaciye" unvanıyla kayıt edildiği, davacı tarafın ise marka tescil başvurusunun bu tarihten yaklaşık 2 ay sonra 18.05.2011 tarihinde yapıldığı, davalının markayı kullanması ve sicile kayıt tarihinin davacının marka tescil başvurusundan önce olduğu, davalının kullanımının davacı markasına tecavüz teşkil etmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 27.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.