Taraflar arasında görülen davada Mahkemesi’nce verilen 10/09/2012 gün ve 2012/264-2012/693 sayılı kararı onayan Daire’nin 08/10/2013 gün ve 2013/1347-2013/17809 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, 23. Kasım 2007 tarih ve 2 O 30/06 sayılı kararının tenfiz şartlarının oluştuğunu ileri sürerek, söz konusu yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenilen kararının, henüz kesinleşmediğini ve davanın görüldüğ müvekkilinin davadan haberdar edilmediğini savunarak, açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, Dairemizin bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davacı ... yönünden yabancı mahkemece davalı tarafın duruşmadan bilgilendirildiği, davalı tarafın 19.11.2007 tarihli oturuma katılmadığı, kendisini de vekil ile temsil ettirmediği, davalının gıyabında karar verildiği, karardan sonra gerekçeli kararın davalı adına vekili 28 .11.2007 tarihinde tebliğ edilmesiyle, davalının davadan ve karardan haberdar olduğu, söz konusu tenfiz istenilen kararın taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi üzerine, 28.04.2008 tarihinde kesinleştiği, arasında kararların tenfizi konusunda karşılıklı uygulamaların bulunduğu gerekçesiyle, davacı ...'e ilişkin davanın kabulü ile yabancı mahkeme kararının tenfizine, davacı vekilinin vekaletnamesi olmadan sehven davacı ... hakkında da dava açmış olduğunu beyan etmesi nedeniyle, davacı önünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığınadair verilen karar davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 08.10.2013 tarihli kararı ile onanmıştır.
Davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
./..
-2-
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 01,95 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 228,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak gelir kaydedilmesine, 27/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy