MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/06/2013 tarih ve 2010/63-2013/253 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkette yetkili müdür olarak çalışmaya başladığını, davalı şirket ortaklarının şirketin ihtiyacı için müvekkilinden kısa süre sonra geri ödenmek üzere borç para istediğini, müvekkilinin de parayı davalı şirket hesabına gönderdiğini ancak, müvekkiline aradan geçen zaman zarfında borç olarak verdiği meblağın geri ödememesinin yapılmadığı gibi müvekkilinin işten de çıkartıldığını ileri sürerek, müvekkili tarafından borç olarak verilen ve geri ödenmeyen 56.130 TL'nin 6.3.2009 tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait petrol istasyonunda 1.6.2002-19.5.2009 tarihleri arasında sigortalı işçi olarak çalışmış olup, 28.6.2007 tarihinde akaryakıt istasyonunun mali ve muhasebe işlerinden sorumlu kişi konumuna getirildiğini ve bir kısım yetkileri içeren vekalet ile yetkilendirildiğini, davacının istasyonda sorumlu kişi konumuna getirildikten sonra müvekkilinin izni ve bilgisi olmadan kendi hesaplarına para aktardığını, şirket adına sahte senet düzenlemek suretiyle krediler çektiğini, kendi el yazısıyla gerçeği yansıtmayan hesaplar tuttuğunu, davacı hakkında bu nedenle suç duyurusunda da bulunduklarını, müvekkili şirketin sahibinin davacıdan son iki yıllık gelir gider hesapları ile şirketin bankalarda bulunan hesaplarına ilişkin tüm hesap ekstrelerini hazırlamasını söylediğini, bunun üzerine davacının kendi isteği ile işten ayrıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, davalı şirkete borç para verdiğini ispatla yükümlü olup, iddiasını geçerli bir delille ispat edemediği gerekçesiyle, sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 0,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy